İslam’da Akıl Hakkında

İslam’da Akıl Hakkında*

Elhamdülillâhi vahdehû ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ men lâ nebiyye ba’dehû

Ey nas! Geliniz; dinleyiniz. Belleyiniz; ibret alınız. Yaşayan ölür; ölen fenâ bulur. Yalnız o ümmetler ki düşünceyi bilmişler, bulmuşlar; Allah’a inanmışlar, peygambere uymuşlar. O ümmetler ki Allah’ın buyurduklarını akıl ile düşünmüşler, taşınmışlar; peygamberin gösterdiklerini derin derin düşünmüşler, anlamışlar. O ümmetler ki dünyaları için düşünmüşler, taşınmışlar; ahiretleri için anlamışlar, taşınmışlar. O ümmetler ki kendilerini düşünmüşler, bulmuşlar; gelecekleri de düşünmüşler, çalışmaya koyulmuşlar. O ümmetler ki yerlerini, yurtlarını kazanmışlar, donatmışlar onu yaşatmayı düşünmüşler, ilerletmeden geri kalmamışlar. O ümmetler ki din kardeşlerini düşünmüşler, aramışlar; onlar için gezmişler, her tarafa yayılmışlar. O ümmetler ki dünyanın ücra bir yerinde din kardeşi bunalmış; duyar duymaz yardımı düşünmüş, koşmuş, ulaşmış.

Ey nas! İşte bu ümmettir ki yüce Allah’ın buyruğunu tutmuştur; ulu Peygamberimizin gösterdiği akıl yolundan gitmiştir. Bu ümmet ki artık yaşamayı düşünmemiş, hayatı kazanmıştır; dünyanın her bucağına hükmünü salmış, uzanmıştır.

Ey nas! Ya niçin siz bugün düşünceden kalmışsınız? Aklınızı bir tarafa çıkarıp atmışsınız. Niçin Müslümanlar, aklî düşünceyi bırakmışlar; akıllılığı, düşünceyi sanki günah saymışlar. Malları harap olmuş, benizleri sararmış; obaları korlanmış, ocakları kararmış. Her tarafta halleri fukaralık, yoksuzluk; yurtlarında evlerinde sade sefalet, ıssızlık. Aklı bırakmışlar, çalışmayı horlamışlar; düşünceden vazgeçmişler, oluruna bağlamışlar.

Ey nas! Akılsız ümmetlerin halleri yamandır; her işleri dünyada, ahirette zarar, ziyandır. Bugün İslam Dünyası düşüncesizdir, düşkündür; duyacağımız duygular hazindir, üzgündür. Müslümanlar hallerinden dertli inlemede; fakat hiç kimse yok onları dinlemede. Kulak verin o sadâ bakın ne diyor? Yüreklere nasıl ateşler saçıyor: Müslümanlık geriledi, alçaldı; dini bütün Müslümanlar seyreldi, azaldı. Dinsizler çoğaldı, üredi; Müslümanlığı hor hakir görenler türedi. Ahlaksızlık çoğaldı, yayıldı; kötülükler iyiliklerden sayıldı. Mertlikler, erkekler yok oldu; korkaklıklar, yüzsüzlükler çok oldu. Dinimiz kayboluyor, gidiyor; Müslümanlık azalıyor, bitiyor.

Ey nas! Müslümanlar bu acıklı hastalığa tutulmuşlar; çünkü aklı bırakmış, düşünceyi unutmuştur. Bakın, gelmiş, gelecek bütün insanların akıllısı olan sevgili peygamber ne buyuruyor; insanların ancak akıllarıyla Müslüman olacaklarını nasıl bildiriyor? Bu büyük hadisi can kulağınızla dinleyin, saklayın; Peygamberimizin bu ilahî emrini ruhunuza kazıyın:

“Ey nas! Rabbinizi derin derin düşünün. Birbirinize akıllığı öğüt verin. Allah’ın size yapmayı buyurduklarını, yapmadan yasak ettiklerini aklınızla anlayabilirsiniz. İyi bilin ki Rabbinizin huzurunda size aklınız yardım edecektir.”

Ey nas! Peygamberimizin şu büyük sözünü de dinleyin; ümmetine nasıl doğru yolu gösterdiğini görün, anlayın: Bir gün ulu Peygamberimizin huzurunda bir kimseyi çok övdüler; onun çok ibadet ettiğini, hayır işlediğini söylediler, döktüler. Sevgili Peygamberimiz onlara “O adamın aklı nasıldır?” buyurdular; onlar şaşırdılar: “Ya Rasûlallah! Biz onun başını secdeden kaldırmadığını, birçok hayırlar işlediğini söylüyoruz, siz bize onun aklını soruyorsunuz.” dediler. Bu şaşkınlara Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Bir ahmak, bilgisizliği yüzünden kötü adamdan daha çok fenalık yapar. Yarın ahirette Allah’ın huzurunda kullar akıllarının derecesine mertebe bulurlar.” diyerek onları doğru yola erdirdi.

Ey nas! “Bağ dua değil, çapa ister.”, hayat uyuşma değil, düşünme, çalışma ister. Artık elvermedi mi? Yoksa hala ayılma günleri gelmedi mi?

—————————————————–

İslâm Mecmuası, cilt: II, sayı: 21, sayfa: 541-543, İstanbul, 1330.

Tefekkür Marifetullah Kapısının Anahtarı

Bismillahirrahmanirrahim Hamdele-i perverdigar ve salvele-i ali ahyar ve salvele-i muhammedinil Mustafa (s.a.v) ve cemiul enbiya-i mürselinden sonra; bu salât ü selamlarla yazımızı yazmaya başlamayı değil, bu salatu selamlardan tefeyyüz eylemeyi niyet ettik. İnşaallah Allah Zülcelâl (c.c)…

İslam’da Tefekkür

Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. Tefekkür, insanı diğer canlılardan ayıran en büyük özelliktir. İnsan, tefekkürü sayesinde Rabbini tanımış, âlemdeki eşyayı kendi faydasına kullanmayı başarmıştır. Eğer, insanı diğer…

İnsanın İfadesi Olarak Dil

Kamus Namustur İnsan ile hayvan, nutukla ayrılır; insan, “hayvan-ı nâtık”, hayvan dediğimiz canlı türü ise “hayvan-ı gayr-i nâtık” diye tarif edilir. Fârâbî gibi Müslüman filozoflarda gördüğümüz üzere nutuk, nutk-ı dâhilî/nutk-ı hâricî olarak ayrılır. Bu ayırıma göre “düşünme”…

Düşündüklerinin Ne Kadarı Senin?

Zihnimizden geçen düşüncelerin bize ait olup olmadığını hiç düşündünüz mü? Düşündüklerimiz ya da hissettiklerimiz gerçekten bizim istediklerimiz mi? Yoksa bunlar başkası tarafından mı yönlendiriliyor; biz hissettiğimizi ya da düşündüğümüzü mü zannediyoruz? “Yok, canım, o kadar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir