NÛR-İ MUHAMMEDİYYE

Rahman ve Rahim Allah (c.c)’ın adıyla

Hamd ü senalar cemaliyeti ile zahir, celaliyeti ile galip, rububiyeti ile zahiren ve batınen kendi varlığından başka varlıkları terbiye etmeye muktedir olan Allah Zülcelâl üzerine olsun.

Varlıkları terbiye etmeye muktedir olan O’ndan başka bir Rabb olmadığı gibi, O’nun yapmış ve yapacak olduklarını da O’ndan başka yapacak bir varlık olmadığını da ikrar ederek Allah Zülcelâl vel Kemâl Hazretlerine hamd ü senalar ederiz.

Salât ve selamlarımız mahlûkattan, zahir ve batında cemal ve celal sıfatlarında emsali bulunmayan Rasûl-i Kibriya Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizin, âlinin, ashabının, tabiînin ve kıyamet gününe kadar ona tabi olanların üzerine olsun. Ayrıca Hz. Âdem (a.s)’den bu yana gelmiş bulunan bütün nebi ve rasûller ile salih kullar üzerine olsun.

Devamı “NÛR-İ MUHAMMEDİYYE”

ŞUURLU MÜSLÜMAN

Sanki müslümanın şuursuzu da olurmuş gibi, mecmuamızın bu sayısı, “Şuurlu Müslüman”ı ana konu edinmiş. Bizim de bu mevzuda yazı yazmamız talep edilince, ister istemez bu netâmeli bahse girmiş olduk. Bir Müslüman için her hususta ilk…

ŞUUR

Arapça’da sevgilinin zülfünün bir teline şa’r denir. Ş harfinin önüne a harfi getirirseniz zülfünün teli olur. İ harfi getirirseniz şiir olur, u harfi getirirseniz şuur olur. Hepsinde de dikkat, incelik manası vardık.

ŞUUR VE HAKİKAT

Şuurun kelime anlamı; anlama, hissetme, duyma, bilme, idrak etme demektir. Şuur, insana mahsustur. Şuurlu insan, eşyanın hakikat ve esrarına vâkıf olma özelliğine sahiptir. Şuurlu olmak kendi varlığından, benliğinden haberdar olmaktır.

İSLAMÎ DURUŞ

Her insanın bir duruşu vardır. Bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek, ortaya koyduğu, hayatı boyunca sergilediği bir duruş.. Kişiliği, karakteri, kimliği, yapısı, ırkı, kanı, ailesi, okulu, eğitimi, tarihi ve coğrafyasının etkisiyle şekillenen bir kişilik duruşu vardır herkesin…..