Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Kitâbe

Fatih Câmi Kitabeleri

72. Sayı · 2022/4

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

İs­tan­bul’da fe­tih­ten sonra baş­la­tı­lan imar ha­re­ke­ti­nin en önemli hal­ka­la­rın­dan bi­risi Fatih Câ­misi ve Kül­li­yesi ol­muş­tur. Cami ve kül­li­ye­nin inşa edil­diği nok­tada İs­tan­bul’un fet­hin­den sonra Or­to­doks Pat­rik­li­ğine tah­sis edi­len On İki Ha­vâri Ki­lise’si yer al­mak­taydı. Fe­tih­ten kısa bir süre sonra başka yere nakil olun­mak is­te­yen pat­rik­liğe Sul­tan Meh­med Han yeni bir ki­lise gös­ter­miş, terk edi­lip ha­ra­beye dönen bu böl­geyi de yeni yap­tı­ra­cağı kül­li­yeye tah­sis et­miş­tir. Böy­lece bu böl­ge­nin hem yeni kül­li­ye­nin mer­kezî ol­ması sağ­lan­mış hem de şeh­rin si­lü­eti de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

Kül­liye mer­kez­deki bir Câmi, Ak­de­niz ve Ka­ra­de­niz ola­rak isim­len­di­ri­len her iki ta­ra­fın­daki med­re­se­ler, tâb­hâne, dâ­rüş­şifâ, ker­van­sa­ray, çarşı ve hamam gibi ya­pı­lar­dan oluş­mak­taydı. Sul­tan Fâtih’in ve eşi Gül­ba­har Hatun’un tür­be­le­ri­nin yer al­dığı ha­zire kısmı da kıble ci­he­tinde bu­lun­mak­taydı.

Mimar Atik Sinan ön­cü­lü­ğünde 867 Ce­mâ­zi­ye­lâ­hiri’nde baş­la­nıp 875 Recep ayında hi­tama er­di­ri­len kül­liye in­şa­atı, tarih bo­yunca en çok dep­rem­ler­den et­ki­len­miş­tir. Küçük Kı­ya­met ola­rak anı­lan 1509 dep­remi başta olmak üzere 1557 ve 1754 dep­rem­le­rinde hasar alan ve tek­rar tek­rar ona­rı­lan kül­liye 1766 ta­ri­hin­deki dep­reme da­ya­na­ma­mış, büyük bir kısmı yı­kıl­mış­tır.

Ta­ma­men farklı bir plana göre inşâ edi­len Fâtih Câ­misi’nin ön­ceki ya­pısı kıble ta­ra­fın­daki yarım kub­beyle be­ra­ber bir ana kubbe ve yan ci­het­ler­deki üç küçük kub­be­den oluş­mak­taydı.1 Bu ilk ya­pı­nın büyük bir kısmı yı­kıl­ma­sına rağ­men gü­nü­müze bazı par­ça­ları ula­şa­bil­miş­tir. Bun­la­rın ba­şında eski dış avlu ka­pısı ve cümle ka­pısı du­varı gelir. Ay­rıca Ali Kuşçu ta­ra­fın­dan çi­zil­diği söy­le­nen mi­nare kür­sü­süne iş­len­miş bir güneş saati ve iç av­luda yer alan Yahya Sûfî ta­ra­fın­dan ya­zıl­mış bir çift çini pano da eski ya­pı­dan ha­tı­ra­dır. Bu çini pa­no­la­rın bi­rinde Bes­mele di­ğe­rinde ise Ayete’l-Kürsî’den bir kısım yer al­mak­ta­dır.

Bu zik­ret­tik­le­ri­miz­den gü­nü­müze kadar var­lı­ğını sür­dü­ren cümle ka­pı­sı­nın üze­rinde, sa­ğında ve so­lunda ki­tâ­be­ler yer al­mak­ta­dır ki yu­ka­rıda is­mini zik­ret­ti­ği­miz Yahya Sûfî’nin hat sa­na­tında ken­disi kadar mâhir olan hat­tat oğlu Ali es-Sûfî’ye ait­tir. Ali es-Sûfî’nin bah­set­ti­ği­miz ki­tâ­be­lerle bir­likte Bâb-ı Hü­mâ­yûn’ da yer alan ki­tâbe ya­zı­la­rın­dan başka bir eseri gü­nü­müze ulaş­ma­mış­tır. Bun­dan do­la­yı­dır ki celi-sülüs ya­zı­larda önemli bir ba­sa­mak olan hat­tât-ı şe­hî­rin her bir ki­tâ­besi pek de­ğer­li­dir.

Üç parça olan ki­ta­be­ler­den sağ ve orta ce­nahta yer alan kı­sımda, Câ­mi­nin takva üze­rine inşa edil­diği ifade edil­miş daha önce hiç­bir sul­tana nasip ol­ma­mış İs­tan­bul’un fet­hini ger­çek­leş­ti­ren Sul­tan Fatih’in, inşâ için emri ver­diği ifade edil­miş­tir. Orta ki­ta­be­nin ikinci sa­tı­rında Sul­tan’ın ne­sebi ak­ta­rı­lır­ken sol­daki ki­tâ­bede Sul­tan Fâtih ve evlad u ıyâli için dua cüm­le­leri yer al­mış­tır. Bu ki­tâbe Câ­mi­nin baş­lan­gıç ve bitiş ta­rih­leri olan 867 Ce­mâ­zi­ye­a­lâ­hir ve 875 Recep ile Hat­tat Ali Sûfî’nin is­mi­nin yer al­dığı sa­tır­larla hitam bulur. Ki­tâ­be­nin tam metni ise şöy­le­dir;

Sağ Kitâbe

İt­te­feka’l-fe­râğu bi-ham­dil­lahi’l-Ka­diri’l-Ha­bîri alâ a‘mâli ibâ­dihi ve’l-Basîr min binâi hâze’l-mes­cidi’l-câmi‘ li’l-fe­zâ­ili ale’l-vechi’l-etem­mil­lezi üs­sise alet-takva min ev­veli yev­min bi-emri men melee’l-arza bi-ma‘de­le­tin uh­yiye bihâ ru­memi ilmin ve ir­fâ­nin li-ecli en yuz­hira’l-hay­râtu fî mül­kihi ih­tâ­ra­hul­lahu min âli Osmân ve hüve es-sul­tânü’l-a‘zam ve’l-hâ­kanü’l-efham el-fâ­tihu fî-sey­fihi hâ­zihi’l bel­de­tel­letî lem yuh­lak mis­lühâ fi’l-bilâd ve lem yusna‘ na­zî­ruhâ bi-eydi’l-‘îbâdî

Orta Kitâbe

Ve lem ye­te­yes­ser fet­huhâ li-ba‘di’l-hu­le­fâi fad­len ani’s-se­lâ­tînî ve’l-üme­râi maa bez­li­himü’l-mec­hûdi fî neyli hâze’l-mak­sûd es-Sul­tân Mu­ham­med Hân ibnü’s-Sul­tan Murâd ibnü’s-Sul­tân Mu­ham­med ibnü’s-Sul­tân Bâ­ye­zid ibnü’s-Sul­tân Murad ibn Orhan ibn Osman

Sol Kitâbe

“Lâ zâlet sü­râ­di­katü hi­lâ­lihi mas­hû­be­ten bi-el­tâfi’r-Rah­mân ve la halâ süd­de­tühu’s-se­niy­yeti fi külli hînin ve evâ­nin mine’l-ev­lâdi ve’l-en­sâri ve’l-avân ve efa­dal­lahü Teâlâ alâ es­lâ­fihi si­cale’l-guf­rân ve es­ke­ne­hüm alâ gu­rafi’l-cinân hâzâ duâü li’l-be­riy­yeti nafi‘un fe-yer­ha­mul­lahu abden kâle âmi­nen fi’s-şehri’l-mü­bâ­reki Receb li-se­neti ham­sin ve seb‘îne ve se­mâni mie ve kad kâne’l-bi­dâ­yetü fi Cu­made’l-uhrâ li-se­neti seb‘în ve sit­tîne ve se­mâni mie Ke­te­behu Ali bin Sûfî”

  1. Semavi Eyice konuyla ilgili Diyanet İslam Ansiklopedisi’ne yazdığı maddede bu ilk yapının çok bir süre geçmeden inşâ edilen Çemberlitaş yanındaki Atik Ali Paşa Camii’nin büyük çapta bir benzeri olduğunu zikretmiştir. ↩︎