Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Ümmetin Öncüsü

68. Sayı · 2021/4

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Ab­dul­lah b. Abbas an­la­tı­yor: Bir de­fa­sında Ra­sû­lul­lah (sav.) şöyle bu­yurdu: “Üm­me­tim­den bi­ri­nin, ken­di­sin­den önce iki ço­cuğu vefat etse, Cenâb-ı Allah o ço­cuk­lar se­be­biyle o ki­şiyi cen­nete koyar.”

Hz. Âişe: “Ey Allah’ın Ra­sûlü! Sa­dece bir ço­cuğu vefat et­mişse, bir ev­la­dını önden gön­der­mişse, onun du­rumu nedir?” diye sordu. Efen­di­miz de bu so­ruya se­vin­miş ol­malı ki, Hz. Aişe’ye hi­ta­ben “Ey mü­na­sip so­ru­larla üm­me­tin hay­rını is­te­yen!” de­dik­ten sonra “Ken­din­den önce bir ço­cuğu vefat eden de cen­nete girer.” bu­yurdu.

Bu defa Hz. Âişe “Ya Ra­sû­lal­lah! Üm­me­tin­den ken­di­sin­den önce ço­cuğu öl­me­yen kim­se­nin du­rumu nedir?” diye sordu. Fahri Kâ­i­nat Efen­di­miz şöyle bu­yurdu:

“Üm­me­ti­min ön­cüsü benim. Zira üm­me­ti­min ba­şına ben­den ay­rıl­mak­tan daha büyük bir mu­si­bet gel­me­miş­tir.”1

Evlat acısı, acı­la­rın en bü­yüğü diye tarif edi­lir. İm­ti­han dün­ya­sı­nın en çetin im­ti­han­la­rı­nın ba­şında gelir ev­ladı kay­bet­mek. Bir ha­diste buy­rul­duğu gibi2 “gönül mey­vesi” kopar gider ev­la­dın gi­di­şiyle. Şüp­he­siz acı büyük olunca mü­ka­fatı da büyük olur ve Pey­gam­be­ri­miz iki evlat acısı ya­şa­yanı ve hatta bir ev­la­dını kay­bet­miş olanı cen­netle müj­de­ler. Ha­diste ve­ri­len bu müjde “farat” ke­li­mesi ile ifade edil­miş­tir. Önden giden veya öncü diye ter­cüme ede­bi­le­ce­ği­miz bu ke­lime “önden gidip cen­nette anne ba­bası için yer ha­zır­la­yan” an­lam­la­rına gel­mek­te­dir.3

Pek çok salih insan, evlat acısı ya­şa­dı­ğında hadis-i şe­rif­teki büyük müjde ile te­selli bul­muş­tur. Ömer b. Ab­dü­la­ziz, oğlu Ab­dül­me­lik vefat edince yanı ba­şında ona şu söz­leri söy­le­miş­tir: “Yav­rum, Allah sana rah­met etsin. Do­ğu­munla bizi se­vin­dir­din. Bü­yü­dün bizi se­vin­dir­din. Ve bugün biz­den ay­rı­lı­yor, Cenâb-ı Hakk’a gi­di­yor­sun. Benim için en se­vimli halin şu an ol­muş­tur. Zira sen beni cen­nete davet edi­yor­sun.”4 Bu ha­di­sede Ömer b. Ab­dü­la­ziz ço­cu­ğu­nun ölü­müne se­vin­me­miş­tir. Bi­la­kis bağrı yan­mış, yü­reği dağ­lan­mış­tır ancak sabır gös­ter­miş, ha­dis­teki cen­net müj­desi ile se­vin­miş ve ev­la­dı­nın cen­nette onun için öncü ola­ca­ğını kabul et­miş­tir.

Ha­di­si­miz evlat acısı ya­şa­yan­la­rın iç­le­rine su serp­mekte ancak daha önemli nokta ha­di­sin son kıs­mında ifade edil­mek­te­dir. O da Ra­sû­lul­lah Efen­di­mi­zin üm­meti için öncü ol­ma­sı­dır. Bu biz­ler için çok büyük bir müj­de­dir.

Ön­ce­likle bil­me­li­yiz ki, ha­diste de be­lir­til­diği gibi, en büyük mu­si­bet ve en derin acı­dır Habib-i Kib­riya Efen­di­mi­zin dün­ya­dan ir­ti­hali. Bazı sa­ha­bî­ler bu hali kı­ya­me­tin büyük ala­meti ola­rak de­ğer­len­di­rip pek ya­kında kı­ya­met ko­pa­cak diye te­lakki et­miş­tir. Bugün bile Müs­lü­man­lar Ra­sû­lul­lah öz­lemi içe­ri­sinde ya­şar­lar. Onun yok­luğu ile; bo­zu­lan dü­zen­den, de­ği­şen den­ge­ler­den şi­kâ­yet eder­ler.

Ta­rifi zor olan büyük acı bir ta­raf­tan da ümmet-i Mu­ham­med için rah­mete ve­sile ol­muş­tur. Pey­gam­be­ri­miz, üm­me­ti­nin ön­cüsü ol­du­ğunu ve üm­me­tini cen­nete gö­tü­re­ce­ğini haber ver­mek­te­dir. Bu, Pey­gam­ber has­reti ile yanan gö­nül­lere fe­rah­lık, Onu ar­zu­la­yan si­ne­lere büyük bir umut­tur. Rah­mete ve­sile bu durum bir diğer hadis-i şe­rifte şöyle an­la­tıl­mak­ta­dır:

“Allah, bir üm­mete rah­metle mu­a­mele etmek is­terse, o üm­me­tin pey­gam­be­rini on­lar­dan önce vefat et­ti­rir ve onu ken­di­leri için ahi­rette öncü yapar. Allah Teâlâ, bir üm­meti de helak etmek is­terse, daha pey­gam­ber­leri sağ iken o mil­lete azab eder, on­ları pey­gam­ber­le­ri­nin gözü önünde helak eder. Pey­gam­beri ya­lan­la­yıp em­rine karşı gel­me­leri yü­zün­den on­ları helak etmek su­re­tiyle pey­gam­be­rini de bu sa­yede te­selli eder.”5

Habib-i Ekrem Efen­di­miz üm­me­tini nasıl kar­şı­la­ya­ca­ğını da hadis-i şe­rif­le­rinde be­lirt­miş­tir:

Bir kabir zi­ya­re­tinde Ra­sû­lal­lah Efen­di­miz ka­birde bu­lu­nan­lara “Es­se­lâmü aley­küm ey mü’min­ler di­ya­rı­nın sa­kin­leri, in­şal­lah bir gün biz de size ka­tı­la­ca­ğız.” diye selam ver­dik­ten sonra “Kar­deş­le­rimle gö­rüş­meyi çok arzu edi­yo­rum.” bu­yur­muş­tur. Sa­ha­bî­ler “Biz­ler kar­deş­le­rin değil miyiz ya Ra­sû­lal­lah?” de­yince, Efen­di­miz “Siz as­ha­bım­sı­nız. Kar­deş­le­rim siz­den sonra ge­le­cek olan­lar­dır.” bu­yurdu. Ashab bu sefer “Gör­me­di­ğin halde on­ları nasıl ta­nı­ya­cak­sın?” diye so­runca Pey­gam­ber Efen­di­miz şöyle cevap verdi: “Bir ada­mın siyah atlar ara­sında alnı ve ayak­ları beyaz bir atı olsa onu hemen nasıl ta­nırsa ben de on­ları ab­dest aza­la­rı­nın nur gibi par­lak­lığı sa­ye­sinde ta­nı­ya­ca­ğım. Ben oraya ön­ce­den gidip ken­di­le­rini Kev­ser Ha­vuzu’nun ba­şında bek­le­ye­ce­ğim.”6

Üm­me­tine karşı çok düş­kün olan Pey­gam­ber Efen­di­mi­zin, üm­meti için ne kadar çok gay­ret et­ti­ğini gö­rü­yo­ruz. Kur’an’ı en güzel şekli ile hem teb­liğ etmiş hem ya­şa­mış, biz­lere cen­nete giden yol­ları gös­ter­miş ve bun­larla da ye­tin­me­yip cen­nette öncü ola­cağı müj­de­sini ver­miş­tir. Fahri Kâ­i­nat Efen­di­mi­zin, üm­me­tin­den tek bir fer­din dı­şa­rıda kal­ma­sına gönlü razı ol­ma­mış­tır. Bu doğ­rul­tuda her pey­gam­bere ve­ri­len özel bir dua hak­kını da yine üm­meti için de­ğer­len­dir­mek is­te­miş­tir. Ebû Hu­reyre T ve Enes b. Malik’in T haber ver­di­ğine göre Efen­di­miz şöyle bu­yur­muş­tur:

“Her pey­gam­be­rin hu­susî bir duası var­dır ki, her bir pey­gam­ber du­a­sını etmiş ve duası kabul edil­miş­tir. Ben ise, duamı kı­ya­met gü­nünde üm­me­tim için er­te­le­dim, şe­faat et­meye ayır­dım.”7


* Dr. Öğr. Üyesi, FSMVÜ İslami İlimler Fakültesi.

  1. Tirmizi, Cenâiz 65. ↩︎
  2. Tirmizî, Cenâiz, 36. ↩︎
  3. Ali el-Kârî, Mirkâtü’l-Mefâtîh, IV, 191. ↩︎
  4. Nevevî, el-Ezkâr, s. 152. ↩︎
  5. Müslim, Fezâil 24. ↩︎
  6. Müslim, Tahâret 39. ↩︎
  7. Buhârî, Deavat 1; Müslim, İman 340. ↩︎