Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Gafletin Sebebi Dünyevileşme

8. Sayı · 2007/4

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Dün­ye­vi­leşme: Dini dü­şünce, uy­gu­lama, inanç ve ku­ral­la­rın top­lum­sal anlam ve öne­mini yi­tir­me­si­dir. Dün­ye­vi­leş­mek, her şey­den önce dinin top­lum­sal anlam ve öne­mi­nin çok büyük değer ta­şı­dığı altın ça­ğı­nın geç­mişte kal­dı­ğını kabul eder ve bunu öne sürüp artık mo­dern top­lumda ras­yo­nel (akılcı), laik ve ki­şi­sel inan­cın daha önemli ol­du­ğunu sa­vu­nur.

Dün­ye­vi­leşme, özü iti­ba­riyle ah­laki, fakat sun­duğu hayat tarzı, tanrı dü­şün­cesi, ölüm­süz­lük fikri ya da öte dünya al­gısı iti­ba­riyle dine hiç­bir şe­kilde söz hakkı ta­nı­ma­dığı için din­den ba­ğım­sız bir ha­re­keti ve hayat tar­zını ifade eder.

Bu bir­kaç satır dün­ye­vi­leş­miş bu günün çağ­daş in­san­ları için şöyle bir id­di­ayı doğ­ru­lar ni­te­lik­te­dir: Bu in­san­la­rın ha­ya­tında hiç­bir dine hiç­bir su­rette yer yok­tur.

Elde ede­ce­ği­miz diğer bir ne­tice de dün­ye­vi­le­şen yirmi bi­rinci yüz­yıl Hris­ti­yan in­san­la­rı­nın bile ehli kitap sa­yı­la­ma­ya­ca­ğı­dır. .”

Zira İncil’i kut­sal kitab kabul eden­ler dahi ne Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v)’den önce ne de sonra ki­tap­la­rına sahip çık­ma­mış­lar­dır. Onu ha­yat­la­rına hâkim kıl­ma­mış­lar­dır.1 Hâl­buki Yüce Allah bütün ki­tap­ları, ha­yata hâkim ol­ma­ları için gön­der­miş­tir.

Kı­saca tek­rar ede­cek olur­sak dün­ye­vi­leşme, İslam’ın tas­vip et­me­diği, onay ver­me­diği bir dav­ra­nış bi­çi­mi­dir ki küfür kok­mak­ta­dır. Aynı za­manda bizim esas­la­rı­mı­zın hiç bi­rimde yeri ol­ma­yan dış kay­naklı bir fi­kir­dir. Din ile imanla hiç bir ala­kası yok­tur. Zira bu fel­sefe Yüce Allah’ı ve tüm sı­fat­la­rını hiçe say­mak­ta­dır. Bütün et­ki­le­rini ve yet­ki­le­rini iptal et­mek­te­dir ki bu da gaf­le­tin ta ken­di­si­dir. Hatta kü­für­dür.

Yüce Mevla bu hu­susta şöyle bu­yur­mak­ta­dır:

“(Ey Ha­bi­bim) De ki (Ey in­san­lar) is­te­di­ği­nizi yapın. Allah da, Ra­sûlü de sizin yap­tık­la­rı­nızı gö­re­cek­tir. Sonra da gö­rül­me­yeni gö­rü­leni bilen Allah’a dön­dü­rü­le­cek­si­niz. O Allah size yap­tık­la­rı­nızı haber ve­re­cek­tir.”2

Çünkü o kimin haklı kimin hak­sız ol­du­ğunu en iyi bi­len­dir.

Pey­gam­be­ri­miz Efen­di­miz (s.a.v) de dünya hak­kında şöyle bu­yur­muş­tur:

“Dünya (için­deki ni­met­leri ve ser­vet­leri) tatlı bir ye­şil­lik­tir. Kim dün­yada helal mal­dan ça­lı­şıp ka­za­nır ve hak yolda har­carsa Allah Teala onun kar­şı­lı­ğını verir. Cen­ne­tine koyar. Kim de helal ol­ma­yan mal­dan ka­za­nıp haram olan yer­lerde har­carsa Allah onu hor ve hakir ede­cek bir yere (ateşe) koyar.”

Bir başka Hadis-i Şerif’te ise:

“Dünya yurdu hazır ilahi bir me­ta­dır. Bu ni­mete layık olan da ol­ma­yan da yiyip fay­da­la­nır. Ahi­ret yurdu ise ger­çek bir va­at­tir. Orada adil bir Melik (Allah) hakkı hak ola­rak ispat eder ve ba­tı­lın ip­ta­line hük­me­der. Öyle ise; Ey in­san­lar! ahi­ret için ça­lı­şın. Ahi­ret ço­cuk­ları olun, dünya ço­cuk­ları ol­ma­yın. Zira ger­çek­ten her çocuk ana­sına tabii ve onunla be­ra­ber­dir.” buy­rul­mak­ta­dır.

Dünya ahi­rette yeri ol­ma­ya­nın evi­dir. Dünya ahi­rette malı ve his­sesi ol­ma­ya­nın ma­lı­dır. Ancak aklı ol­ma­yan dünya için mal top­lar.

Hadis-i Şe­rif­ler de biz­lere bil­dir­mek­te­dir ki; dünya edebi ya­şa­na­cak bir yer de­ğil­dir. O halde onu elde etmek için ebedi olan ahi­ret ha­yatı feda edil­mez.

Şimdi de dün­ye­vi­leşme uğ­runa Allah’ı ve ahi­reti unu­tan ga­fil­lerle ve on­la­rın ahi­ret­teki pe­ri­şan hal­le­riyle il­gili Ayet-i Ke­ri­me­ler­den bir ka­çını zik­re­de­lim.

“O ile­ri­sini gö­re­me­yen ta­lih­siz­ler bu dünya ha­ya­tın­dan başka bir hayat yok­tur biz bir daha di­ril­ti­le­cek de­ği­liz de­di­ler.”3

Bu ka­naat on­la­rın kâfir ol­ma­la­rına sebep olup ebe­di­yen ce­hen­nemde kalma akı­be­tini ha­zır­la­mış­tır. Çünkü ahi­reti inkâr yüz­lerce Ayet-i Ke­rime’yi bir o kadar da Hadis-i Şerif’i ve ahi­retle il­gili bütün ha­di­se­leri, cen­neti, ce­hen­nemi, he­sabı, mi­zanı ve her şeyi in­kâr­dır. İn­kâ­rın da kar­şı­lığı ebedi azap­tır.

“Din­le­rini bir oyun ve eğ­lence ha­line ge­ti­ren ayet­le­ri­mizle alay eden ve dünya ha­ya­tı­nın al­dat­mış ol­duğu yal­nızca zevk ve he­ves­leri pe­şinde koşan ki­şi­leri kendi hal­le­rine bırak. Ancak in­san­la­rın tü­müne Kur’an ile şunu öğüt ver ki kişi ka­zan­dığı kötü amel­den ötürü he­lake uğ­ra­ma­sın ve bil­sin ki ona Allah’tan başka ne bir dost ve de ne bir şe­fa­atçi var­dır. Kı­ya­met günü azap­tan kur­tul­mak için va­rını yo­ğunu verse de asla kabul olun­maz. İşte onlar ka­zan­dık­ları kötü amel­ler ne­de­niyle ken­di­le­rini he­lake sü­rük­le­miş­ler­dir. Kü­fürde di­ren­dik­leri için on­lara kay­nar sudan bir içe­cek ve çok çetin bir azap var­dır.4

Bir başka Ayet-i Ke­rime’de

“Ey ak­lını sa­dece dünya için kul­la­nan bed­baht­lar öl­dük­ten sonra di­ri­lip bize ka­vu­şa­ca­ğını, hu­zu­ru­muzda hesap ve­re­ce­ğini um­ma­yan dünya ha­ya­tıyla ye­ti­nip onunla tat­min olan ve bunca ayet­le­ri­miz­den gafil olan­lar! İşte on­la­rın iş­le­dik­leri şirk ve kö­tü­lük­ler yü­zün­den so­nunda va­ra­cak­ları yer ateş­tir.”5

İma­nın esas­ları bir bü­tün­lük arz eder bun­lar­dan bi­rini kabul et­me­mek ve inkâr etmek ta­ma­mını red­det­mek an­la­mına gelir. Bu ba­kım­dan Yüce Allah’ın var­lı­ğına ami­yane inan­mak fakat ahi­ret ve son pey­gam­bere iman et­me­mek gü­nü­müz müş­rik­le­ri­nin iman­dır. Bun­lar her ne kadar bir ilaha inan­dık­la­rını söy­le­se­ler de bu iman­la­rı­nın hiç bir değer ta­şı­ma­dığı aşi­kâr­dır. Ve ahi­rette Yüce Allah’a ka­vuş­maya inan­ma­dık­la­rın­dan do­layı ce­hen­nem ate­şi­nin onlar için ha­zır­lan­dığı haber ve­ri­li­yor. Bunun gibi dünya ha­ya­tını amaç edi­nen ga­fil­ler de aynı akı­bete uğ­ra­ya­cak­lar­dır.

Dünya ha­ya­tını ahi­ret ha­ya­tına ter­cih eden ga­fil­ler

“O ile­ri­sini gör­me­yen­ler işte onlar dünya ha­ya­tını ahi­ret­ten üstün tutup se­ver­ler var­lı­ğın­dan derin bir şüphe içinde ol­duk­ları ahi­ret ha­ya­tını akıl­la­rına dahi ge­tir­mez­ler. Var güç­le­riyle dün­yaya ya­pı­şır­lar üs­te­lik top­lum­ları Allah yo­lun­dan alı­ko­yar­lar. Ve o dos­doğru olan İslam’ın yo­lunu eğri büğrü gös­ter­meye ça­lı­şır­lar. İşte onlar derin bir sa­pık­lık için­de­dir­ler.”6

Kur’an-ı Kerim bir başka ger­çeğe dik­kat­leri çe­ki­yor. O da ile­ri­sini gö­re­me­yen, görme özür­lü­le­rin du­ru­mu­dur.

“Onlar ancak bu dünya ha­ya­tı­nın za­hi­rini (gö­rü­nen yü­zünü) bi­lir­ler. Ger­çek ve son­suz ha­ya­tın ya­şa­na­cağı ahi­rette ta­ma­men ga­fil­dir­ler. Dünya ha­ya­tı­nın dış ka­bu­ğuyla de­ğer­len­di­rip onun hik­met ve ama­cını dü­şü­ne­me­yen in­kârcı sa­pık­lar el­bette ahi­ret hak­kında ciddi hiç bir bil­giye sahip de­ğil­ler­dir.”7

Ayet-i Ke­rime şunu ifade edi­yor: Ahi­rete işa­ret eden bir­çok ayet ve delil bu­lun­ma­sına ve in­san­la­rın bun­dan gafil ol­ma­sına hiç­bir neden yok­ken o ta­lih­siz­ler dünya ha­ya­tı­nın sa­dece gö­rü­nen ve yü­zeyde olan kıs­mını gö­rü­yor­lar onun ar­ka­sın­daki ger­çek­ler­den ise ta­ma­men ha­ber­siz­ler. Hâl­buki yüce Allah on­ları bu hu­susta çe­şitli ayet­le­riyle uyar­mak­ta­dır.

Oysa bu iki hayat bir­bi­rini ta­mam­la­makta biri ol­masa di­ğe­ri­nin de an­lamı kal­ma­mak­ta­dır. Bunu da ancak akıl sa­hip­leri an­lar­lar.

Bir diğer ayette;

“Fakat siz (ey be­yin­siz­ler!) bu bir an süren dünya ha­ya­tını son­suza dek sü­re­cek ahi­ret yur­dun­dan üstün tut­tu­nuz. Oysa ahi­ret daha ha­yırlı ve daha sü­rek­li­dir. Eğer iman edip salih amel­ler iş­ler­se­niz ahi­rette son­suza dek sü­re­cek cen­net ni­met­le­rine ka­vu­şur­su­nuz. Eğer Rab­bi­ni­zin ayet­le­rini in­kârda di­re­ne­cek olur­sa­nız ahi­rette son­suza dek sü­re­cek ce­hen­nem azabı içinde kıv­ra­nıp du­rur­su­nuz.”8

Dünya ha­ya­tını ter­cih etme sapma ese­ri­dir.

“Artık kim haddi aşa­rak ve aza­rak inkâr edip dünya ha­ya­tını ahi­ret ha­ya­tına ter­cih etmiş ise işte mu­hak­kak ki onun yeri alevli yer olan ce­hen­nem­dir.”9

İn­sa­nın özgür ira­de­siyle ebedi azap yeri olan ce­hen­nemi cen­nete ter­cih et­mesi kadar ap­talca ve ga­filce başka bir iş ola­maz. Yüce Allah inatçı kâ­fir­lere hi­da­yet etmez ve on­ları ke­sin­likle cen­net yur­duna sok­maz.

  1. Bkz. Maide, 5/47 ↩︎
  2. Tevbe, 9/105 ↩︎
  3. Enam, 6/29 ↩︎
  4. Enam, 6/70 ↩︎
  5. Yunus, 10/7–8 ↩︎
  6. İbrahim, 14/3 ↩︎
  7. Rum, 30/7 ↩︎
  8. Ala 87/16–17 ↩︎
  9. Naziat 79/37–38 ↩︎