Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Birgivi Efendi ve Zaman Tanzimi

69. Sayı · 2022/1

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Bir­givi Meh­med Efendi Os­manlı pa­di­şah­la­rın­dan Ka­nuni Sul­tan Sü­ley­man dev­ri­nin müm­taz ule­mâ­sın­dan bi­ri­dir. Ken­disi 929/1523 se­ne­sinde Ba­lı­ke­sir’de dün­yaya gel­miş 981/1573 se­ne­sinde vefat et­miş­tir. Mü­der­ris bir ba­ba­nın ev­ladı olan Bir­givi Meh­med Efendi tah­sil ha­ya­tına pe­de­ri­nin ya­nında baş­la­mış ve dev­ri­nin kıy­metli âlim­le­ri­nin rahle-i ted­ris­le­rin­den ge­çe­rek il­mini ikmal ey­le­miş­tir. Dev­ri­nin gün­cel me­se­le­leri hak­kında fikir beyan et­me­nin öte­sinde şer-i şe­rîfe uy­ma­dı­ğını dü­şün­düğü hu­sus­ları ri­sa­le­ler ka­leme almak su­re­tiyle ten­kit et­miş­tir.

Farklı alan­larda ka­leme al­dığı alt­mışa yakın eser­den nahiv il­mine dair el-ʿAvâmil ve İẓ­hârü’l-esrâr isimli eser­leri din, ahlâk, ta­sav­vuf ve fıkıh ko­nu­la­rını ele al­dığı eṭ-Ṭa­rî­ḳatü’l-Mu­ḥam­me­diyye ve Va­si­yet­nâmesi, usûl-ü ha­dise dair te­li­fatı ve ha­nım­lara mah­sus hal­leri te­fer­ru­a­tıyla ele al­dığı Ẕuhrü’l-müteʾehhilîn1 isimli eser­leri gü­nü­müze kadar oku­nan temel eser­ler ara­sında ye­rini ko­ru­mak­ta­dır.

Bir­givi Meh­med Efendi Os­manlı dev­le­ti­nin en ih­ti­şamlı dev­rinde ya­şa­mış bir âlim­dir. Dev­le­tin ih­ti­şamlı, hü­küm­da­rı­nın muh­te­şem ol­duğu bu dev­rin ule­ma­sı­nın nasıl ya­şa­dığı her­ke­sin merak ede­bi­le­ceği bir hu­sus­tur. Gelin ken­di­si­nin bir gü­nüne ta­le­be­si­nin ka­leme al­dığı eser ışı­ğında şahit ola­lım.

Bir­givi Meh­med Efendi’nin ta­le­be­le­rin­den Ka­ra­manlı Mev­lâna Ho­ca­zâde Ab­dün­nâ­sır (990/1582) Efendi, ho­ca­sı­nın se­herde uyan­dığı va­kit­ten yine o vakte kadar ki 24 sa­a­tini nasıl ge­çir­di­ğini Arapça ola­rak ka­leme al­mış­tır.2 Daha sonra Ku­şa­dası’nda vâiz ve mü­der­ris olan Şeyh Ahmed Efendi (1116/1704)3 bu eseri Türk­çeye4 ter­cüme et­miş­tir.5

Ese­rin ih­tiva et­tiği öl­çüde Bir­givi Meh­med Efendi’nin bir gü­nünü siz­lerle pay­la­şa­ca­ğız. Eserde yer al­ma­yan veya ta­le­be­si­nin gö­zün­den kaçan yahut Bir­givi Meh­med Efendi’nin her­kes­ten sak­la­dığı ken­dine mah­sus âdet-i ha­se­ne­le­ri­nin ol­ması da kuv­vetle muh­te­mel­dir. Bu sa­tır­larda ta­le­besi Ka­ra­manlı Mev­lâna Ho­ca­zâde Efendi’nin ri­sa­le­sine al­dığı bil­gi­ler esas alı­na­cak­tır.

Ri­sa­leyi oku­du­ğu­muzda Bir­givi Meh­med Efendi’nin mü­ba­rek va­kit­le­rini asla zayi et­me­di­ğini, bütün va­kit­le­rini na­file iba­det­ler, evrâd, telif, mü­tâ­laa ve zi­kir­lere mü­dâ­ve­metle de­ğer­len­dir­di­ğini gör­mek­te­yiz. Bir günün baş­lan­gı­cına sabah na­mazı için uyanma vakti ih­ti­yar olun­muş­tur.

Sabah uyan­dı­ğında;

الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذي أحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَرَدَّ إِلَيْنَا أَرْوَاحَنَا وَإِلَيْهِ الْبَعْثُ والنُّشُورُ6

şek­linde uy­ku­dan uyanma du­a­sını okurdu.

He­laya gi­rer­ken sol ayağı ile gir­meye baş­lar ve

بِسْمِ اللهِ اللّهُمَّ إِنّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الخُبْثِ وَالخَبَائِثِ7

derdi.

He­la­dan çı­kar­ken sağ ayağı ile çıkar ve

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذي أَذْهَبَ عَنيِّ مَا يُؤْذِينِي وَأبْقَى عَلَيَّ ما يَنْفَعُنِي8

derdi.

Kı­ya­fet­le­rini ve na­lini gi­yi­nir­ken, he­la­dan çı­kar­ken, mes­cide ve evine gi­rer­ken önce sağ aya­ğını kul­la­nırdı. He­laya gi­rer­ken sol ayağı ile gi­rerdi.

Her sabah eza­nına ve sair ezan­lara hadîs-i şe­rîfte geç­tiği üzere li­sa­nıyla ica­bet eder ve ezan bit­tik­ten sonra sa­la­vât-ı şe­rîfe ge­ti­re­rek ezan du­a­sını okurdu.

Sabah eza­nına ica­bet, sa­la­vat ve du­a­nın ar­dın­dan mis­vak kul­la­nırdı. Bütün va­kit­lerde aynı usulü takip ederdi. Ab­dest alır­ken sün­net olan ab­dest du­a­la­rına ve ab­des­tin âda­bına kâ­mi­len ri­a­yet ederdi.

Sabah na­ma­zı­nın sün­ne­tini Kâ­fi­rûn ve İhlas su­re­le­rini oku­mak su­re­tiyle evinde edâ et­tik­ten sonra imam­lık yap­ması ha­se­biyle farzda kı­raat ede­ceği yeri tek­rar ederdi. Namaz kılma vakti yak­laş­tı­ğında men­zi­lin­den sol ayağı ile çıkar, vakar ile yürür ve mes­cid-i şe­rîfe sağ ayağı ile gi­rerdi. Na­mazı kıl­dır­dık­tan sonra duhâ9 vak­tine kadar mes­citte otu­rur ve ora­dan çık­mazdı.

Sabah na­ma­zı­nın farzı bit­tik­ten sonra sı­rayla;

3 kere;

اَسْتَغْفِرُ الله

1 kere;

اَسْتَغْفِرُ اللهَ مِنْ جَمِيعِ مَا كَرِهَ اللهُ، اَسْتَغْفِرُ اللهَ مِنْ جَمِيعِ مَا نَهَى اللهُ، اَسْتَغْفِرُ اللهَ العَظيمَ الَّذي لَا إِلٰهَ إِلّا هُوَ الحَيَّ الْقَيُّومَ وَ أَتُوبُ إِلَيْهِ وَ أَسْألُهُ التَّوْبَةَ وَالمَغْفِرَةَ إِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ، اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذي شَرَحَ صَدْرِي لِلاِسْلَامِ وَجَعَلَنِي مِنْ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلاةُ وَالسَّلاُم، اللهم إنَّي أعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُشْرِكَ بِكَ شَيْئًا وَأَنَا أعْلَمُ، وَأسْتَغْفِرُكَ لِمَا لَا أَعْلَمُ إنَّك أنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ10

der, 1 kere sey­yidü’l-is­tiğ­far du­a­sını ederdi;

اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّى، لَا إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِى وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَىَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِى، فاغْفِرْ لِى ذُنُوبِي، فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ 11

1 kere;

أعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّة مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ 12

7 kere;

اللهم أجِرْنِي مِنَ النَّارِ 13

3 kere;

سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ وَبِحَمْدِهِ 14

3 kere;

اللهم مَا اَصْبَحَ بِي مِنْ نِعْمَةٍ أوْ بِأحَدٍ مِنْ خَلْقِكَ فَمِنْكَ وَحْدَكَ لا شَرِيكَ لَكَ، فَلَكَ الْحَمْدُ وَلَكَ الشُّكْرُ، بِسْمِ اللهِ الذي لا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْئٌ فِي الْاَرْضِ وَلا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ 15

1 kere;

اللهم إنَّا نَعُوذُ بِكَ أَنْ نُشْرِكَ بِكَ شَيْئًا نَعْلَمُهُ وَنَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لا نَعْلَمُهُ 16

der ve “eûzü bes­mele” ile “ayete’l-kürsi”yi okur, 33’er kere teş­bih [Süb­hâ­nel­lah], tah­mîd [El­ham­dü­lil­lah] ve tek­bîr [Al­lâhü ekber] ederdi.

Ar­dın­dan 10 kere;

لَا إلَهَ إلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَ هُوَ الْحَيُّ الَّذِي لا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَ هُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ 17

3 kere;

اَلّٰلهم صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى محمدٍ وَآلِهِ أجْمَعِينَ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَلِيِّ الْاَعْلٰى الْوَهَّاب، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِين 18

der ve şu duayı ederdi;

يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا بَدِيعَ السَّمَوَاتِ وَالارضِ يَا ذَا الْجَلالِ وَالإكْرامِ يَا مَنْ لَا إِلٰهَ إلَّا أنْتَ سُبْحَانَكَ إنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ يَا رَبِّ يَا رَبِّ يَا رَبِّ زِدْنَا عِلْمًا نَافِعًا وَعَمَلا صَالِحًا اَلّٰلهُمَّ ثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَى دِينِكَ وَطَاعَتِكَ، اَلّٰلهُمَّ اغْفِرْ لَنَا وَلِوالِدِينَا وَلِأُسْتَاذِنَا وَلِمَنْ أَحَسَنَ إلَيْنا وَلِمَنْ ظَلَمْنَاهُمْ، وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ، اللهم قَرِّبْنَا إلَيْكَ وَوَفِّقْنَا لِمَا تُحِبُّ وَتَرْضٰى وَاحْفَظْنَا مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَمِنْ شَرِّ النَّفْسِ الأمَّارَةِ مِنْ جَمِيعِ مَا خَلَقْتَهُ، رَبَّنَا آتِنَا في الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ، اَلّٰلهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِيَةَ وَالْمُعَافَاةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرةِ فِي النَّفْسِ وَالْأَهْلِ وَالْمَالِ، اللهمَّ ارْزُقْ لِأُمَرَاءِ زَمَانِنَا وَقُضَاتِهِمِ عَدْلًا وَاِنْصَافًا، اللهمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَآلهِ أَجْمَعِين، وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِين19

Ar­dın­dan 40 kere;

يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا مَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا أنْتَ 20

der ve ni­ha­ye­tinde Yâsin-i şerîf ve [Kur’an-ı Kerim’den] iki hizb okur, iki rekat kuş­luk na­mazı kılar ve eğer ders günü ise altı ki­tap­tan21 ders okut­maya ge­çerdi. Aka­binde dört rekat daha kı­la­rak duhâ na­ma­zını altı re­kata ta­mam­lardı. Sol ayağı ile mes­cit­ten çıkar, se­kî­net ve edep ile ev­ce­ği­zine gi­derdi.

Savm-ı Dâvûd’a22 mü­da­ve­met etmek Bir­givi Meh­med Efendi’nin adet-i se­niy­ye­le­rin­den idi. Eve git­ti­ğinde ni­yetli ol­ma­dığı gün ise evde bul­du­ğunu ye­mekle ye­ti­nirdi. Kah­val­tı­dan sonra eğer vakit kay­lule vakti23 ise kay­lule ederdi.

Kay­lule vakti henüz gel­medi ise ve ders günü de değil ise kay­lule vak­tine kadar ders ye­rine altı eseri mü­ta­laa eder; yet­mezse İmam Ga­zalî’nin İhyâü Ûlûmi’d-dîn’inden veya başka eser­ler­den her ders ye­rine birer sayfa mü­ta­laa ederdi. Ve­ya­hut da her biri di­ğe­rin­den mühim “nice tas­nif­ler edib, asar-ı ce­mîle ile din-i mü­bîni ihyâ ve ahkâm-ı şe­riy­yeyi ihkâm ve icra eder” ar­dın­dan kay­lûle ederdi.

Her gün bir gün­lük namaz kaza etmek Bir­givî Meh­med Efendi’nin evrâd-ı şe­rî­fe­le­rin­den idi. Her na­ma­zın sün­ne­tini sün­net ol­duğu üzere ev­ce­ği­zinde kı­lardı. Öğlen, ikindi ve yatsı na­maz­la­rı­nın aka­binde de zikri geçen duayı eûzü bes­mele ile so­nuna kadar okur­lardı.

Öğlen na­ma­zını kıl­dık­tan sonra ikindi vak­tine kadar kitap ve ri­sa­le­le­ri­nin te­lifi ile vakit ge­çi­rirdi. Eğer oruçlu değil ise ikin­di­den evvel ye­me­ğini yer ve ikindi na­ma­zını kı­lardı. Ar­dın­dan akşam na­ma­zına kadar ders oku­turdu.

Akşam na­ma­zını kıl­dık­tan sonra üç selam ile altı rekât sün­net olan ev­vâ­bîn na­ma­zını24 kılar ve aka­binde baş­tan sona kadar sabah na­ma­zın­dan sonra oku­duğu du­a­ları okurdu.25 Ar­dın­dan eğer oruçlu ise iftar ederdi.

Yatsı na­ma­zın­dan sonra iki selam ile dört rekât na­file namaz kı­lardı. Her gece de­vamlı su­rette Mülk su­re­sini, Ame­ner­ra­sûlü, İhlas ve Mu­av­vi­ze­teyn su­re­le­rini üçer defa okurdu. Cuma ge­ce­leri ise bu su­re­lere Kehf ve Duhan su­re­le­rini de ilave ederdi. Bu su­re­leri oku­duk­tan sonra sağ yanı üze­rine yatar;

بِاسْمِكَ رَبِّي وَضَعْتُ جَنْبِي وَبِاسْمِكَ أرْفَعُهُ اللهمَّ أَحْيَى وَأَمُوتُ وَاِلَيْكَ النُّشُورُ 26

diye dua et­tik­ten ve daha bir­çok zi­kir­ler de oku­ya­rak sa­a­detle uyurdu.

Akşam yat­tık­tan sonra seher vak­tinde kal­kar uy­ku­dan uyanma du­a­sını okur mis­vak kul­la­nır, âdeti ol­duğu şekli ile ab­des­tini alır ve en az iki rekat tem­cit [te­hec­cüd] na­ma­zını kı­lardı. Ar­dın­dan bir saat kadar muh­te­lif zi­kir­ler eder, Mevlâ Teâlâ’ya mü­na­cât­lar, ta­zarru ve ni­yaz­larda bu­lu­nur, tevbe-i nasûh ve is­tiğ­far ederdi. Tüm bun­lar­dan sonra eğer sabah na­mazı için va­kitte vüsat var ise sabah na­ma­zına kuv­vet bul­mak için is­ti­ra­hat etmek üzere bir mik­tar uyurdu. Ar­dın­dan Allah’ın yar­dı­mıyla uy­ku­sun­dan uya­nır ve en başta zik­re­di­len usul üzere mü­dâ­ve­met ederdi. Mez­kûr adât-ı ha­se­nât ve salih amel­le­rine o kadar ih­ti­mam gös­te­rirdi ki bütün bun­lar­dan her her­hangi bi­rini kuv­vetli şer‘i bir ma­ze­ret ol­mak­sı­zın ya­pa­ma­mış olsa onu kaza ederdi.

  1. Bu eser, Halûk Halitoğlu tarafından Allâme İbn Âbidîn’in şerhi de dikkate alınarak Hanımlara Mahsus Haller adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir. ↩︎
  2. Bir nüshası için bakınız; Süleymaniye Kütüphanesi, Hüsrev Paşa, Demirbaş No: 98, vr., 48b-52a. ↩︎
  3. Hayatı ve eserleri için bkz. Bursalı Mehmet Tahir, Osmanlı Müellifleri, Hazırlayan: M. A. Yekta Saraç, (Ankara: Türkiye Bilimler Akademisi, 2016), I-III, c. 1, s. 424. ↩︎
  4. Osmanlı Türkçesi kastedilmektedir. Eserin Karamanlı Mevlâna Hocazâde Efendi’nin hattından tercüme edilmiş orijinal nüshası için bakınız; Süleymaniye Kütüphanesi, Düğümlü Baba, Demirbaş No: 449, vr., 148b-149b. ↩︎
  5. Bu risaleyi Ahmed Turan Aslan “İmam Birgivî ve Günlük Hayatı” isimli bir makalede günümüz Türkçesiyle neşretmiş. Ahmet Eşer ise “İmam Birgivi’nin 24 Saati” adıyla tahlilini yaparak Arapça aslı ve Latin harfli versiyonunu “Balıkesirli Bir Alim İmam Birgivî” sempozyumunda takdim etmiştir. ↩︎
  6. “Bütün hamdler bizi öldürdükten sonra ruhlarımızı bize döndüren ve kıyamet günü kendisine döneceğimiz Allah’a aittir.” Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 35/294. ↩︎
  7. “Allah’ın adıyla, Allah’ım! Pislikten, cin ve şeytan gibi kötü yaratıklardan Sana sığınırım.” Bkz. Buhârî, Vudû’, 9. ↩︎
  8. “Bana eziyet veren şeyleri giderip bana faydalı olanları bırakan Allah’a hamd olsun.” Bkz. İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, 2/8. ↩︎
  9. Güneşin bir mızrak boyu yükselmesinden, yani güneş doğduktan 35-40 dakika sonrasından itibaren öğle namazına 45 dakika kalıncaya kadar devam eden vakitte kılınan namazdır. Kuşluk namazı olarak da bilinir. ↩︎
  10. “Allah’ın kerih gördüğü ve nehy ettiği her şeyden ötürü Allah’tan af ve mağfiret dilerim. Pek kudretli olan Allah’tan af ve mağfiret dilerim, O’ndan başka ilah yoktur. Hayat bahşeden ve varlığı ebedi olan O’dur. O’na yönelir O’ndan tevbemi kabul edip beni bağışlamasını dilerim. Zira O tevbeleri çokça kabul eden ve çok bağışlayandır. Bütün hamdler gönlümü İslam’la ferahlatıp beni Peygamber Efendimizin ümmetinden kılan Allah’a mahsustur. Allah’ım herhangi bir şekilde bilerek şirk koşmaktan Sana sığınırım ve bilmeyerek benden şirk sadır oldu ise de ondan dolayı bağışlanmayı dilerim. Zira Sen bütün gaybları iyi bilensin.” ↩︎
  11. “Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Ezelde Sana verdiğim sözümde ve vaadimde hâlâ gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana lütfettiğin nimetleri yüce huzurunda minnetle anar, günahımı itiraf ederim. Benim günahlarımı bağışla, şüphe yok ki günahları Senden başka affedecek kimse yoktur.” (Buhârî, Deavat, 2.) ↩︎
  12. “Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden noksansız kelimelerinin hürmetine Allah’a sığınırım.” Bkz. Buhârî, Enbiya, 12. ↩︎
  13. “Allah’ım beni Cehennem azabından koru.” Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 29/592. ↩︎
  14. “Allah’a hamd ederek Yüce Zâtını noksanlıklardan tenzih ederim.” Bkz. Tirmizi, Edeb, 109. ↩︎
  15. “Allah’ım benim veya yarattıklarından herhangi birinin kendisiyle sabahladığı her bir nimet yalnızca Sendendir. Senin ortağın yoktur. Hamd ve şükür Sana aittir. Ne yerde ne de gökte ism-i azam’ı hürmetine hiçbir şeyin kendisine zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O, her şeyi hakkıyla işiten ve kemaliyle bilendir.” Bkz. Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, 9/8; Ebu Davud, Edeb, 11. ↩︎
  16. “Allah’ım herhangi bir şekilde bilerek şirk koşmaktan Sana sığınırız ve bilmeyerek bizden şirk sadır oldu ise de ondan dolayı bağışlanmayı dileriz.” Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 32/384. ↩︎
  17. “Allah’tan başka ilah yoktur. O tektir, hiçbir şeriki yoktur. Mülk [saltanat] O’nundur ve bütün hamdler Ona aittir. Hayat bahşeden de hayatı alan da O’dur. O Allah ki Hayy’dır ve ebedi hayat sahibidir. Ve O her şeye kadirdir.” Bkz. Tirmîzî, Deavât, 36. ↩︎
  18. “Ey Allah’ım! Peygamber Efendimizi ve O’nun alinin tamamını bağışla ve selamet ihsan eyle” ↩︎
  19. “Ey ebedi hayat sahibi ve ey mahlukatı ikame eden [ayakta tutan] kayyum olan ve ey kendisinden başka ilah olmayan zât-ı zülcelâl. Sen bütün noksanlıklardan münezzehsin, şüphesiz ki ben zalimlerden oldum. Ey Rabbim! Ey Rabbim! Ey Rabbim! Faydalı ilimlerle ilmimi ve sâlih amellerimi artır. Kalplerimizi dinin ve taatin üzere sabit kıl. Allah’ım bizi ana-babamızı üstatlarımızı, bize ihsanda bulunanlarıı ve kendisine zulmümüz dokunmuş olanları, mümin erkek ve kadınları bağışla. Allah’ım bizleri kendine yaklaştır, sevdiğin ve razı olduğun şeylerde muvaffak eyle, bizleri şeytanın, nefs-i emmârenin ve yarattığın her şeyin şerrinden koru. Bize dünyada ve ahirette güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru. Allah’ım senden affı ve afiyeti istiyoruz. Dünya ve ahirette canımız, ailemiz ve malımıza gelebilecek bütün bela ve hastalıklardan kurtulmayı diliyoruz. Allah’ım zamanımızın idarecilerini ve hakimlerini adalet ve insafla rızıklandır. Ey Allah’ım! Peygamber Efendimizi ve O’nun alinin tamamını bağışla ve selamet ihsan eyle. Bütün hamdler alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.” ↩︎
  20. “Ey Hay ve Kayyum olan, kendisinden başka ilah olmayan Zât-ı Zü’l-Celâl.” ↩︎
  21. Risalede altı eser demekle yetinilmiş olup eserlerin isimlerine dair bir izah yapılmamıştır. Risalenin Arapça versiyonunda yer alan “و يدرس من ست كتب” ifadesinden hareketle altı eser ile maksadın kütüb-i sitte olması muhtemeldir. ↩︎
  22. Bir gün niyet edip bir gün yemek suretiyle tutulan oruç. ↩︎
  23. İbadete -özellikle de öğlen namazına- kuvvet bulmak için öğlenden evvel bir miktar uyumaktır. ↩︎
  24. Akşam namazından sonra kılınan ve faziletine dair on iki yıllık ibadete denk olduğu, bu namazı kılan kimsenin günahlarının deniz köpüğü kadar çok da olsa bağışlanacağı gibi rivayetlerin bulunduğu altı rek‘atlık nâfile namazdır. ↩︎
  25. Fakat bir duada geçen [kendisiyle sabahladığım] اَلّٰلهُمَّ مَا اَصْبَحَ ifadesini [kendisiyle akşamladığım] اَلّٰلهُمَّ مَا اَمْسٰى şeklinde değiştirmek suretiyle duayı akşam formuna sokarak okurdu. ↩︎
  26. “Ya Rabbi Senin adınla başımı yastığa koyuyor ve yine Senin adınla kaldırıyorum. Allah’ım diriliyor ve ölüyorum, dönüş ancak Sanadır.” Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 12/316. ↩︎