Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Dünyanın En Güzel Manzarası Liyakatli İnsan

69. Sayı · 2022/1

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Li­ya­kat; uygun düş­mek, ya­ra­şır olmak de­mek­tir. Li­ya­kat işbu ma­na­sıyla hik­met kav­ra­mına dair meş­hur ta­nımla da pa­ra­lel­lik arz eder. Bu ta­nıma göre hik­met; bir şeyi yerli ye­rine koy­mak­tır. Bir şeyi yerli ye­rine koy­mak için tabi önce o şeyin ken­disi hak­kında sonra da dur­ması ge­rek­tiği yer hak­kında dos­doğru bir ilme sahip olmak ge­re­kir. Söz ge­limi bir züc­ca­ci­yeci, bar­dağı da bilir bar­da­ğın ne işe ya­ra­ya­ca­ğını da. Ama züc­ca­ci­ye­ci­nin et­ra­fında o kadar çok bar­dak ol­du­ğun­dan artık ona öyle gelir ki bar­da­ğın gö­re­bi­le­ceği başka işler de var­dır. Bir gün gelir züc­ca­ci­ye­ci­nin ce­re­yana da­ya­na­ma­yan kâ­ğıt­la­rını zapt u rabt al­tına alma işini üst­le­nir bir bar­dak. Bar­dak bu işi züc­ca­ci­ye­ci­nin tah­min et­tiği gibi çok iyi icra eder ve kâ­ğıt­lar artık ce­re­yan­dan do­layı uçmaz.

Züc­ca­ci­yeci el­bette ki bar­da­ğın ne ol­du­ğunu ve ne amaçla üre­til­di­ğini bilir. İyi de buna rağ­men o bar­dağa niçin bu va­zife bi­çildi diye dü­şü­nül­dü­ğünde kar­şı­mıza şun­lar çıkar; evet bar­da­ğın bar­dak ol­duğu bi­lin­mek­teyse de bu ger­çek göz ardı edil­miş ya da fark edil­me­miş­tir. Böyle olunca da bar­dak doğru va­zi­feye memur edil­me­miş­tir. Sonuç ola­rak bar­dağa hik­metle mu­a­me­lede bu­lu­nul­ma­mış ona layık ol­duğu şe­kilde dav­ra­nıl­ma­mış­tır. Zübde-i âlem olan insan da hiz­me­tine su­nu­lan kâ­i­natta el­bette bir yer kap­la­ya­cak­tır. Kap­la­dığı yer sahip ol­duğu ka­bi­li­yet­le­rini ve bi­ri­ki­mini en güzel şe­kilde ak­ta­ra­bil­diği bir yer ise işte o zaman sey­rine do­yu­la­ma­ya­cak bir man­zara kar­şı­mıza çı­ka­cak de­mek­tir. Çünkü li­ya­katli insan gör­düğü iş her neyse onu iyi bilen ve se­ve­rek yapan kim­se­dir. Bilen ve seven kim­se­den sadır olan iş de mah­lû­ka­tın cis­min­den önce gön­lüne, mad­de­sin­den önce ma­na­sına hitap eder. Gö­nül­lere hitap ede­cek, yüz­lerde te­bes­süm­lere ve­sile ola­cak işler yapan bir in­sanı gör­mek en basit ta­biri ile ger­çek­ten gü­zel­dir. İnsan da ta­bi­atı iti­ba­riyle gü­zele mey­le­der. Yem­ye­şil bir orman, cıvıl cıvıl kuş ses­leri, biz­lere as­lı­mızı ha­tır­la­tan ko­ku­suyla top­rağa gönül hu­zu­ruyla bak­ma­mız gibi. Çünkü hepsi yerli ye­rinde tam da ol­ması ge­rek­tiği gi­bi­dir. Li­ya­katli insan ise bu güzel man­za­ra­la­rın belki hep­sin­den daha gü­zel­dir. Zira insan an­la­ya­bi­len ve an­la­ta­bi­len bir var­lık­tır. Allah’ın engin rah­meti ve ina­ye­tiyle sahip ol­duğu ka­bi­li­yet ve bi­ri­ki­mini çok geniş sa­ha­larda hiz­mete dö­nüş­tü­re­bi­lir. Yal­nızca ser­gi­le­mekle kal­ma­yıp ay­rıca üre­te­bi­lir. Üs­tüne üst­lük bun­la­rın hep­sini iman dolu bir gönül ile Hak rı­zası için de ya­pa­bi­lir. Bun­la­rın hepsi bir araya gel­di­ğinde or­taya çıkan fo­toğ­ra­fın kar­şı­sına geçip şu cüm­leyi kur­sak her­halde yer­siz olmaz:

Şu fani âlemde en güzel man­zara, boş­luk kabul et­me­yen kâ­i­natta la­yığı veç­hile yer kap­la­yan in­sana ait­tir.

Li­ya­kat­li­ler­den ve li­ya­kat­li­lerle olmak du­a­sıyla.