Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Tıbb-⁠ı Nebevî Üzerine

6. Sayı · 2007/2

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Hamd, Âlem­le­rin Rabbi olan Allah’a; son­suz salât ü selâm Âlem­le­rin Efen­disi Hz. Mu­ham­med Mus­tafa (s.a.v)’ya ve O’nun âl ve as­hâ­bına Olsun…

İn­san­lara hi­da­yet reh­beri ola­rak gön­de­ri­len Sev­gili Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v), İslâm Dini’nin hem teb­liğ­cisi hem de uy­gu­la­yı­cı­sı­dır. Kur’an’ın ifa­de­siyle “üsve-i ha­sene”1 olan Efen­di­miz (s.a.v)’in söz ve dav­ra­nış­ları onun sün­ne­tini teş­kil et­mekte ve Kur’an’dan son­raki ba­şucu kay­na­ğı­mızı oluş­tur­mak­ta­dır.

Kur’an’ı, Efen­di­miz (s.a.v)’in sün­ne­tin­den ayrı dü­şün­mek müm­kün ol­ma­dığı gibi, gö­nül­lere şifâ veren, kalp­leri mut­main kılan Kur’an’ın tıpla il­gili bö­lüm­le­rini de Efen­di­miz (s.a.v)’in sün­ne­tin­den ve onun tıpla il­gili ha­dis­le­rin­den ayrı dü­şün­mek müm­kün de­ğil­dir. İşte bu Kur’an-sün­net bir­lik­te­liği, Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v)’in in­san­ları il­gi­len­di­ren tıp il­mine ilgi gös­ter­me­sine ve­sîle ol­muş­tur. O’nun bu il­gi­si­nin en önemli ne­den­le­rin­den bi­risi kuş­ku­suz O’nun in­san­lara olan mer­ha­me­ti­dir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de: “ O (s.a.v), size çok düş­kün, mü’min­lere karşı çok şef­katli ve mer­ha­met­li­dir.”2  şek­linde vur­gu­lan­mış­tır.

Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v)’in bu mer­ha­met ve şef­ka­ti­nin bir te­za­hürü olan tıbbî tav­si­ye­leri “Allah Ra­sûlü (s.a.v), size neyi em­ret­tiyse onu alın, neyi de ya­sak­la­dıysa onu terk edin.”i3 âyeti mû­ci­bince ilk dönem hadis âlim­le­rince muh­te­lif eser­lerde “ ki­tabu’t-tıbb”, “ ki­tabu’s-selâm” ve “ki­tabu’l-ayn” gibi müs­ta­kil bö­lüm­lerde te’lif edil­miş­ler­dir. Daha son­raki dö­nem­lerde ya­zı­lan eser­lerde de tıpla il­gili ha­dis­lere müs­ta­kil bö­lüm­ler ay­rıl­mış­tır.

İşte böy­lece, âlem­lere rah­met ola­rak gön­de­ri­len Efen­di­miz (s.a.v)’den tıp ko­nu­sunda nak­le­di­len ri­va­yet­leri in­ce­le­yen ve de­ğer­len­di­ren bir ilim olan “tıbb-ı ne­bevî” or­taya çık­mış ve ilk dö­nem­ler­den iti­ba­ren tıbb-ı ne­bevî adıyla müs­ta­kil eser­ler ka­leme alın­mış­tır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Tıbbî Tavsiyeleri

Sağ­lık, Yüce Allah’ın in­san­lara bah­şet­tiği büyük bir ni­met­tir. İn­sana düşen görev ise bu ni­me­tin de­ğe­rini bil­mek ve onu ko­ru­mak­tır. Çünkü insan sağ­lık­sız ya­şa­ya­maz, ya­şasa da gö­rev­le­rini tam ola­rak ye­rine ge­ti­re­mez. Bu se­beple Sev­gili Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v), insan sağ­lığı ile ya­kın­dan il­gi­len­miş­tir. Özel­likle sağ­lı­ğın ko­run­ması ve te­davi yön­tem­leri ile il­gili tıbbî tav­si­ye­lerde bu­lun­muş­tur.

Efen­di­miz (s.a.v): “İki nimet hu­su­sunda in­san­la­rın çoğu al­dan­mış­tır. Bun­lar: Sıh­hat (sağ­lık) ve boş va­kit­tir.” 4 bu­yu­ra­rak sağ­lığa ver­miş ol­duğu önemi dile ge­tir­miş ve has­ta­lık­lara karşı çok ciddi ve uy­gu­la­na­bi­lir ni­te­likte ted­bir­ler al­mış­tır. Bu ted­bir­le­rin ba­şında kap­samlı bir te­miz­lik an­la­yışı ve uy­gu­la­ması gelir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Temizlikle İlgili Tavsiyeleri

Mik­rop­la­rın tü­re­mesi ve üre­me­si­nin önde gelen se­bep­le­rin­den biri te­miz­liğe dik­kat et­me­mek­tir. Has­ta­lık gel­me­den sağ­lığı ko­ru­ma­nın öne­mine dik­kat çeken Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v), baş­tan ayağa, diş­ten tır­nağa kadar vü­cu­du­mu­zun tüm uzuv­la­rıyla il­gili te­miz­lik pren­sip­leri or­taya koy­muş ve ken­disi de uy­gu­la­ma­la­rıyla örnek teş­kil et­miş­tir. Efen­di­miz (s.a.v): “Te­miz­lik ima­nın ya­rı­sı­dır.”5 bu­yu­ra­rak maddî kir­ler­den arın­ma­nın inan­cın ya­rı­sını elde etmek ol­du­ğunu, bunun ya­nında kalbi de kötü inanç­lar­dan te­miz­le­me­nin ima­nın bü­tü­nüne sahip olmak an­la­mına gel­di­ğini vur­gu­la­mış­tır.6 İn­san­la­rın maddî kir­ler­den te­miz­lenme yo­luyla kur­tu­la­ca­ğını dile ge­ti­ren Efen­di­miz (s.a.v): “Te­miz­lik iman­dan­dır.” bu­yu­ra­rak te­miz­liği iman si­la­hıyla mu­ha­faza al­tına al­mış­tır.

Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v): “Eğer üm­me­time zor gel­me­ye­ce­ğini bil­sey­dim her ab­destte diş­le­rini mis­vak­la­ma­la­rını em­re­der­dim.”7 bu­yu­ra­rak ağız ve diş sağ­lı­ğı­nın öne­mine dik­kat çek­miş­tir. Tır­nak­la­rın ke­sil­me­sini is­te­yen Efen­di­miz (s.a.v), el ve ayak sağ­lı­ğı­nın; bütün vü­cu­dun yı­ka­nıp te­miz­len­me­sini is­te­ye­rek de tüm vücud uzuv­la­rı­mı­zın sağ­lı­ğı­nın öne­mine dik­kat­le­ri­mizi yö­nelt­miş­tir.

Efen­di­miz (s.a.v): “Ye­mek­ten önce el­leri yı­ka­mak fa­kir­liği, ye­mek­ten sonra el­leri yı­ka­mak ise fe­lâ­keti gi­de­rir.”8 bu­yu­ra­rak ye­mek­ten önce ve sonra el­le­ri­mizi yı­ka­yıp te­miz­le­me­mizi is­te­mekte ve bunun insan sağ­lı­nın ko­run­ması açı­sın­dan öne­mine dik­kat­le­ri­mizi yö­nelt­mek­te­dir.

Yine Efen­di­miz (s.a.v), bı­yık­la­rın kı­sal­tıl­ma­sını, sa­ka­lın dü­zel­til­me­sini ve insan vü­cu­du­nun bazı böl­ge­le­ri­nin tıraş edil­me­sini is­ter­ken hep te­miz­lik pren­si­bini göz önünde bu­lun­dur­muş­tur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Yeme-İçme Âdâbı İle İlgili Tavsiyeleri

Sev­gili Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v), tıbbî tav­si­ye­le­ri­nin bir bö­lü­münde bize hem yeme-içme âdâ­bını öğ­ret­miş hem de as­lında bun­la­rın sağ­lı­ğı­mız için ge­rekli ol­du­ğunu dile ge­tir­miş­tir. Efen­di­miz (s.a.v), yemek yi­ye­ceği zaman sağ di­zini di­ke­rek otu­rurdu ve asla bir ta­rafa yas­la­na­rak ye­mezdi.9 Sof­ra­daki bu otu­ruş şekli, sağ­lık açı­sın­dan diğer otu­ruş şe­kil­le­rin­den daha ya­rarlı ve üs­tün­dür. Çünkü bu şe­kilde yi­ye­cek­le­rin sin­di­rimi daha kolay olur.

Efen­di­miz (s.a.v), ayakta su iç­meyi ya­sak­la­mış10 ve “Su içer­ken hep­sini bir­den (tek ne­feste) içme.”  bu­yu­ra­rak bize hem su içme âdâ­bını öğ­ret­miş hem de bunun sağ­lı­ğı­mız için ge­rekli ol­du­ğunu dile ge­tir­miş­tir. Enes b. Malik (r.a)’ten ri­va­yet edi­len “Ra­sû­lul­lah (s.a.v) su içer­ken üç defa nefes alırdı.”11 ha­disi de bunu teyit et­miş­tir. Tıbb-ı ne­bevî mü­el­lif­le­rin­den Dr. Hü­se­yin Remzî Bey su içer­ken nefes al­ma­ma­nın ka­ra­ci­ğerde bazı has­ta­lık­lara yol aça­ca­ğını be­lirt­miş ve ki­şi­nin ha­râ­re­tini gi­der­mesi ba­kı­mın­dan su içer­ken nefes al­ma­nın önemli ol­du­ğunu açıkça beyan et­miş­tir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Hastalıkların Tedavi Edilmesi Hususundaki Tavsiyeleri

Sev­gili Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v), sa­dece sağ­lı­ğın ko­run­ması ile il­gili tav­si­ye­lerde bu­lun­ma­mış; as­lo­la­nın sağ­lığı ko­ru­mak ol­du­ğunu vur­gu­la­ya­rak has­ta­lık­la­rın da te­davi edil­mesi ge­rek­ti­ğini; “Ey Allah’ın kul­ları! Te­davi olu­nuz. Çünkü Allah (c.c) ölüm hariç her has­ta­lı­ğın şi­fâ­sını ver­miş­tir.”12 bu­yu­ra­rak dile ge­tir­miş­tir.

Efen­di­miz (s.a.v), hummâ (ateşli has­ta­lık)’nın nasıl te­davi edi­le­ce­ğini; “Hummâ ce­hen­ne­min şid­de­tin­den­dir. Siz onu soğuk su ile so­ğu­tu­nuz.”13 bu­yu­ra­rak bize bil­dir­miş­tir. Bugün mo­dern tıpta uy­gu­la­nan soğuk su ve buz te­da­visi bu uy­gu­la­ma­nın ta ken­di­si­dir.

Efen­di­miz (s.a.v), has­ta­nın iyi­leş­mesi sü­re­cinde mo­ra­li­nin yük­sek tu­tul­ması ve is­te­di­ği­nin ye­di­ril­mesi hu­su­sunda: “Bi­ri­ni­zin has­tası bir şey is­te­diği zaman is­te­diği şeyi has­ta­nıza ye­di­rin.”14 bu­yur­muş­lar­dır. Yine Efen­di­miz (s.a.v): “Şüp­he­siz tel­bîne ( bu­la­maç şek­lin­deki sütlü gı­da­lara ve­ri­len isim) bu­la­macı has­ta­nın mi­de­sini ra­hat­la­tır ve bazı üzün­tü­le­rini gi­de­rir.”15 bu­yu­ra­rak has­ta­lara mi­de­le­rini ra­hat­la­ta­cak yi­ye­cek­le­rin ye­di­ril­mesi ge­rek­ti­ğini be­lirt­miş­ler­dir.

Sev­gili Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v), has­ta­lık­la­rın te­da­vi­sinde sa­dece maddî yön­tem­ler­den bah­set­me­miş, ma­nevî bazı tav­si­ye­lerde de bu­lun­muş­tur. Me­sela; kar­nı­nın ağ­rı­dı­ğını söy­le­yen Hz. Ebu Hu­reyre (r.a)’ye Efen­di­miz (s.a.v): “Öy­leyse kalk! Namaz kıl! Çünkü na­mazda şifâ var­dır.”16 bu­yur­muş­lar­dır. Bu hu­susta Efen­di­miz (s.a.v): “Gece na­mazı sizi Allah’a yak­laş­tı­rır, gü­nah­lar­dan alı­ko­yar, kö­tü­lük­le­ri­nizi giz­ler ve vü­cu­du­nu­zun düçâr ol­duğu has­ta­lık­ları gi­de­rir.”17 bu­yu­ra­rak gece kı­lı­nan te­hec­cüd na­ma­zı­nın in­sanı has­ta­lık­lar­dan ko­ru­du­ğunu ve sağ­lıklı bir be­dene ka­vuş­tur­du­ğunu beyan et­miş­ler­dir. Efen­di­miz (s.a.v), başka bir ha­dis­le­rinde de: “Ye­dik­le­ri­nizi Allah’ı zik­re­de­rek eri­tip sin­di­ri­niz.”18 bu­yu­ra­rak sin­di­rim sis­te­mi­nin ça­lış­ma­sında Allah’ı anıp namaz kıl­ma­nın te’siri üze­rinde dur­muş­lar­dır.

Sonuç

Vah­yin kont­rolü ve ir­şâdı al­tında bu­lu­nan Sev­gili Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v), tıp ko­nu­sun­daki uy­gu­la­ma­la­rında da en güzel ör­nek­tir.19 O (s.a.v), yeni bir tıp an­la­yışı baş­lat­mış, gü­nü­müz tıb­bı­nın da hâlâ is­ti­fâde et­tiği bazı pren­sip­ler koy­muş­tur.20 Bugün tıbbî te­lâk­ki­le­ri­miz Efen­di­miz (s.a.v)’in tıbbî ha­dis­le­rine uy­gun­luk gös­ter­mek­te­dir. Bu ha­dis­ler, tıp sa­ha­sında bu­günkü ge­liş­me­ler­den asır­lar önce ifade buy­rul­duğu için, bir tıbbî hik­met, hatta tıbbî mu­cize kabul edil­me­li­dir.21

Ne mutlu Hz. Mu­ham­med (s.a.v)’e ümmet olan­lara, müj­de­ler olsun O’nun sün­ne­tine tâbî olan­lara. Ves­se­lâm…

  1. Ahzâb,33/21. ↩︎
  2. Tevbe, 9/128. ↩︎
  3. Haşr, 59/7. ↩︎
  4. Buhârî, Rikâk,1; Tirmizi, Zühd, 1. ↩︎
  5. Müslim, Tahâret,1; Tirmizi, Deavât, 86. ↩︎
  6. Davudoğlu, Ahmed, Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, II, 270-271. ↩︎
  7. Buhârî, Cum’a, 8; Savm, 27; Müslim, Tahâret, 42. ↩︎
  8. Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, I, 205. ↩︎
  9. Buhârî, Et’ime, 13; Tirmizi, Et’ime, 28. ↩︎
  10. Müslim, Eşribe, 112-115, Tirmizi, Eşribe, 11. ↩︎
  11. Müslim, Eşribe, 123; Tirmizi, Eşribe, 13. ↩︎
  12. Tirmizi, Tıb, 2; Ebu Davud, Tıb, 1. ↩︎
  13. Buhârî, Tıb, 28; Müslim, Selam, 83. ↩︎
  14. İbn Mâce, Tıb, 2; Cenaiz, 1. ↩︎
  15. Buhâri, Et’ime, 24;Tıb, 8; Müslim, Selam, 90. ↩︎
  16. İbn Mâce, Tıb, 10. ↩︎
  17. Tirmizi, Deavat, 102. ↩︎
  18. Taberâni, Mu’cemu’l-evsât, V, 163. ↩︎
  19. Denizkuşları, Mahmud, K. Kerim’de ve Hadislerde Tıp, s. 34. ↩︎
  20. Denizkuşları, Mahmud, a.g.e., s. 34. ↩︎
  21. Ataseven, Asat,, “Tıbb-ı Nebevi”, Yeni Ümit dergisi, 1988, sy. 2, s. 5. ↩︎
  22. ↩︎