Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Kararmamak, Kurumamak, Tükenmemek İçin Vermek

17. Sayı · 2010/1

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Ze­kâ­tın ke­lime ma­nası; art­mak ve te­miz­le­mek­tir. Ve­re­nin malı artar ve te­miz­le­nir.

Gül, cö­mertçe koku ver­me­seydi nes­lini devam et­ti­re­mez, ar­ta­mazdı. İn­san­lar onu bah­çe­le­ri­nin süsü yap­maz­lardı. Çiçek arıya aşkla bal ver­me­seydi çiçek döl­le­ne­mez ve nes­lini devam et­ti­re­mezdi. Anne kendi özünü bem­be­yaz süte dö­nüş­tü­rüp yav­ru­suna ver­me­seydi ço­ğa­la­mazdı. Erik ağacı hoş ko­kulu çi­çe­ğini ve mey­ve­sini ver­me­seydi ocakta ya­na­rak bir anda tü­ke­nirdi.

Çi­çek­ler güzel koku, güneş ısı ve ışık ve­rir­ken yüz­leri gü­lü­yor, ve­re­me­dik­le­rinde ka­ra­rıp ka­lı­yor­lar.

Ka­rar­ma­mak, ku­ru­ma­mak, tü­ken­me­mek için ver­mek, il­mi­miz­den, sev­gi­miz­den, tec­rü­be­le­ri­miz­den, ca­nı­mı­zın yon­gası ma­lı­mız­dan ve ca­nı­mız­dan ver­mek.

Son­ba­harda can verip, ağaç yap­rak­la­rını ken­dine kefen yapan bir çiçek, ba­harda bin­lerce çiçek olu­yor. Bir ölüp bin di­rilme var­dır can ver­mede. Eli­miz di­li­mize, di­li­miz mi­de­mize, mi­de­miz tır­na­ğı­mıza, tır­na­ğı­mız sa­çı­mıza, sa­çı­mız ke­mi­ği­mize, ke­mi­ği­miz ili­ği­mize, ili­ği­miz bey­ni­mize, si­nir­le­ri­mize hâ­sılı her hüc­re­miz di­ğe­rine bir şey­ler ve­ri­yor. Ver­mekle var­lı­ğını devam et­ti­ri­yor.

Pey­gam­ber Efen­di­miz:

“Mü’min­ler sev­gide, şef­katte, mer­ha­mette tek vücut gi­bi­dir­ler. O vü­cut­tan bir parça has­ta­lan­dı­ğında di­ğer­leri ona yar­dıma koşar, ate­şine ve uy­ku­suz­lu­ğuna ka­tı­lır.” bu­yur­muş­tur.1

Ayak­taki bir ağrı, gö­zü­müzü ra­hat­sız edi­yor. Onun için bütün vücut rahat etme ga­ye­siyle aya­ğın yar­dı­mına ko­şu­yor, oraya yar­dım gön­de­ri­yor, ate­şini ve acı­sını pay­la­şı­yor. Bu pay­laşma o par­ça­la­rın ra­hatı için­dir. As­lında veren ken­disi için ver­mek­te­dir.

Ec­za­cıya para veren kar­şı­lı­ğında ilaç al­makta ve onunla damar sert­li­ğini yu­mu­şat­maya ça­lış­mak­ta­dır.

Zekât veya sa­daka veren kar­şı­lı­ğını bu dün­ya­day­ken de al­mak­ta­dır. Pey­gam­ber Efen­di­mize ge­le­rek kal­bi­nin ka­tı­lı­ğın­dan şi­kâ­yet eden bi­ri­sine Efen­di­miz, “Ye­ti­min ba­şını okşa, fa­ki­rin kar­nını doyur.” bu­yur­muş­tur.2 Demek ki ve­riş­le­ri­miz kar­şı­lık­sız de­ğil­miş. Kar­şı­lık­sız veren yal­nız ve yal­nız Allah (c.c)’ dır.

Se­vin­mek, mutlu olmak, tat­min olmak ver­me­nin kar­şı­lı­ğında alı­nan­lar­dır. Onun için ver­di­ği­niz şey­ler kar­şı­lı­ğında, alan ki­şiyi min­net al­tında tu­ta­rak ezi­yet et­me­yin.

Ec­za­cıya para verip ilaç al­dı­ğı­nızda nasıl ki onun ba­şına ka­ka­mı­yor, onu min­net al­tında tu­ta­mı­yor­sa­nız, muh­taç in­sana ver­di­ği­nizde de kar­şı­lı­ğını al­dı­ğı­nız­dan onu da min­net al­tında tu­ta­maz­sı­nız. Rab­bi­miz, “Ey iman eden­ler! Sa­da­ka­la­rı­nızı başa kak­makla ve ezi­yet et­mekle boşa çı­kar­ma­yın”3 bu­yur­muş­tur.

As­lında ve­rir­ken kendi ma­lı­mız­dan ver­mi­yo­ruz ya. Elim, aya­ğım, gözüm, kal­bim di­ye­rek mül­ki­yet id­di­a­sında bu­lun­du­ğu­muz şey­lere bile tam hâkim de­ği­liz. İs­te­ği­mi­zin dı­şında ih­ti­yar­lı­yor ve saç­la­rı­mız ağa­rı­yor. Eğer ben bun­lara tam sahip ol­say­dım saç­la­rı­mın ağar­ma­sını ve ih­ti­yar­la­mayı is­te­mez­dim. Bütün bun­lar başka bi­ri­nin mül­ki­ye­tine işa­ret eden mü­hür­ler­dir.

Elime, bey­nime tam sahip ola­ma­yınca on­larla elde et­ti­ğim mal­lara nasıl tam sa­hi­bim di­ye­bi­li­rim? Onun için Rab­bi­miz mü’min­leri tarif eder­ken “Ken­di­le­rine ver­di­ği­miz rı­zık­tan ve­rir­ler.” bu­yur­muş­tur.4 Yani bizim eli­miz­deki mal­la­rın da Rab­bi­miz ta­ra­fın­dan ve­ril­di­ğini ve on­lar­dan da­ğıt­ma­mız ge­rek­ti­ğini haber ver­miş­tir.

O Allah ki; ça­muru buğ­daya çe­vi­ri­yor. Kara top­rağa bin­lerce renk ve­ri­yor, ta­bi­atı ren­gâ­renk çi­çek­lerle süs­lü­yor. Sev­gili ha­nı­mına bir demet çiçek veren insan, Allah’ın bir ku­luna ve­ri­yor. Böy­lece dün­yada sa­a­deti ahi­rette cen­neti elde edi­yor.

“Namaz kılın, ze­kâtı verin.”5 aye­tiyle Rab­bi­miz, Allah hak­kıyla kul hak­kını ard arda ge­tir­miş­tir. Zekât veren kişi, ma­lı­nın içinde bu­lu­nan fa­ki­rin hak­kını çı­ka­rıp ver­mekle hak sa­hi­bine hak­kını ve­ri­yor de­mek­tir.

  1. Buhari, Edeb 27; Müslim, Birr 66; Müsned-i Ahmed 4/270-276. ↩︎
  2. Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevaid 8/160. ↩︎
  3. Bakara, 2/ 264. ↩︎
  4. Bakara, 2/4. ↩︎
  5. Bakara, 2/43. ↩︎