Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Şarlatan Hekimlik ve Medya Ayağı

37. Sayı · 2015/1

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Arif bir hekim ho­ca­mız med­yada çok sık gö­rü­len bazı he­kim­ler için “pa­zar­lama fa­a­li­yeti (PR) ya­pı­yor­lar.” derdi. Ger­çek­ten -aynen dini ko­nu­larda ol­duğu gibi- sağ­lık ko­nu­sunda da gerek ya­zılı ge­rekse gör­sel med­yada bilen de ko­nu­şu­yor, bil­me­yen de.

Med­yada sık ola­rak endam edip sağ­lık ko­nu­la­rında ahkâm kesen ki­şi­leri sı­nıf­lan­dı­ra­rak in­ce­le­ye­lim di­ler­se­niz. İlk grup -ki bu grup en çok zarar ve­ren­ler­den olu­şu­yor!- as­lında tıp dok­toru yani hekim ol­ma­dığı halde Prof.Dr. un­va­nını kul­la­na­rak bu ko­nuda bil­giç­lik tas­la­yan­lar­dan olu­şu­yor. Bun­la­rın bir kısmı mü­hen­dis, hu­kukçu, vs. Di­ğer­leri ise bi­yo­loji gibi biraz daha yakın dal­larda tah­sil gör­müş­ler, ancak bu yolla elde et­tik­leri bil­gi­leri tıp eği­timi al­ma­dık­ları halde hasta te­davi etme amaçlı kul­la­nı­yor­lar. Bu gru­bun alâ­met-i fâ­ri­kası özel­likle bit­ki­lerle te­davi ko­nu­sunda id­di­alı ol­ma­ları. Bun­la­rın daha kötü ni­yetli olan­ları el­le­rin­deki bitki, taş, v.s. gibi çok düşük ma­li­yeti olan mal­ze­me­leri umut­suz hasta sa­hip­le­rine yük­sek fi­yat­lar­dan pa­zar­lı­yor­lar, yani umut ta­cir­liği ya­pı­yor­lar. Bir kısmı ise medya yo­luyla ka­zan­dık­ları bu ünü kitap sa­tımı gibi eko­no­mik veya sos­yal ranta çe­vir­mekle ye­ti­ni­yor­lar. Bun­la­rın ara­sında dev­let te­le­viz­yon ve rad­yo­la­rında dü­zenli prog­ram­lar ya­pan­lar­dan, dev­let bü­yük­le­ri­nin çok ya­kı­nına yak­la­şan­ları bile gö­re­bi­li­yo­ruz. Bu açı­dan ki­şi­nin pro­fe­sör veya dok­tor ol­ma­sın­dan önce mut­laka hekim (tıp dok­toru) olup ol­ma­dı­ğına ba­kıl­ması ge­re­ki­yor.

Med­yada sık endam eden ikinci grup ise bitki veya ilaç pa­zar­la­yan hekim gru­bu­dur. Bun­lar da kendi ara­la­rında sı­nıf­lan­dı­rı­la­bi­li­yor. Bir kısmı me­sela his­to­loji gibi has­ta­lık­larla hiç il­gisi ol­ma­yan bir temel bi­limde yar­dımcı do­çent ol­duğu halde diğer an­lat­tı­ğı­mız grup gibi bitki pa­zar­la­maya ça­lı­şı­yor. Di­ğer­leri ise far­ma­ko­loji veya aile he­kim­liği gibi nis­pe­ten daha il­gili dal­larda ça­lışsa da edin­diği ünü bitki v.s. pa­zar­la­ya­rak ranta çe­virme pe­şinde. Bu gru­bun en önemli ör­nek­le­rin­den biri ABD’de ça­lı­şan bir Türk hekim. Orada bile bir te­le­viz­yon prog­ram­cısı ola­rak çok ünlü olan bu öz­beöz Türk hekim son za­man­larda Ame­rika’nın bu ko­nuda yet­kili ma­kam­ları ta­ra­fın­dan ciddi şe­kilde uya­rıldı.

Bu ya­zı­mızda bah­se­de­ce­ği­miz med­ya­tik son gru­bu­muz ise bitki pa­zar­la­ma­yan fakat po­pü­la­ri­te­sini kitap sa­tımı, te­le­viz­yon prog­ram­ları veya mu­a­ye­ne­hane rek­lamı tar­zında ranta çe­vir­meye ça­lı­şan hekim grubu. Bun­la­rın bir kısmı bi­lim­sel ola­rak ger­çek­ten ye­terli, bir kısmı ise kendi ko­nu­la­rında bil­gili ol­sa­lar da po­pü­ler olma uğ­runa ken­di­leri ile il­gili ol­ma­yan ko­nu­larda da ahkâm kes­meyi se­vi­yor­lar. Yani bir bilim ada­mına çok ya­kı­şan “Bu ko­nuyu bil­mi­yo­rum, bu konu ih­ti­sas ala­nım değil.” cüm­le­sini henüz öğ­ren­me­miş­ler. Bü­yük­le­ri­miz “İlla edeb, İlla edeb” diye bo­şuna de­me­miş­ler. Bil­me­dik­leri ko­nu­larda ko­nuş­maya ça­lı­şınca da ciddi ha­ta­lar ya­pa­bi­li­yor­lar. Geçen Ra­ma­zan ayında iftar prog­ra­mında ko­nu­şan bir kalp damar cer­ra­hı­nın, şeker has­ta­lığı olan bir kimse için doğ­ru­dan “oruç tu­ta­maz” şek­linde yan­lış cevap ver­mesi ör­ne­ğinde ol­duğu gibi.

Bu tür med­ya­tik he­kim­le­rin söy­le­dik­le­ri­nin çoğu doğru olsa da arada belki de yal­nızca po­pü­ler olma adına ver­dik­leri %10 ha­talı bilgi bir çuval in­ciri ber­bat ede­bi­li­yor. Çünkü basın için kö­pe­ğin in­sanı ısır­ması değil, in­sa­nın kö­peği ısır­ması her zaman daha ilgi çe­ki­ci­dir. As­lında bu tür med­ya­tik he­kim­leri ben kıs­men ya­zılı ve gör­sel med­yada çok fazla yer alan din adam­la­rına ben­ze­ti­yo­rum. Hani sis­te­min, ege­men­le­rin bas­kı­la­rını, zu­lüm­le­rini, Müs­lü­man­lara yö­ne­lik sal­dı­rı­la­rını unu­tup; sü­rekli öze­leş­tiri, yüz­leşme adı al­tında ege­men po­li­ti­ka­lara hak­lı­lık üre­te­cek tez­lerle, söy­lem­lerle ka­mu­o­yu­nun kar­şı­sına çıkan sözde din âlim­leri gibi. Bun­la­rın da söy­lem­le­ri­nin bir kısmı doğru olsa bile bun­la­rın ara­sına özel­likle sı­kış­tı­rıl­mış yan­lış ifa­de­ler bazen -Allah ko­ru­sun- in­sa­nın din­den çık­ma­sına neden ola­bi­li­yor.

İşte aynen bunun gibi or­ta­lıkta çok ko­nu­şan ve rek­lama kaçan ha­re­ket­leri fazla olan hekim gru­buna biraz te­enni ile yak­la­şıl­ması ge­re­ki­yor. Çünkü insan sağ­lığı, iman sağ­lı­ğın­dan sonra en önemli ko­nu­lar­dan bir ta­nesi ve ba­zı­ları ko­nuş­tukça ba­ta­bi­li­yor.

Siz hiç bir sar­ra­fın ba­ğır­dı­ğını duy­du­nuz mu? Kıy­metli malı olan­lar ba­ğır­maz…

Siz hiç bir sar­ra­fın ba­ğır­dı­ğını duy­du­nuz mu?

Kıy­metli malı olan­lar ba­ğır­maz.

Do­ma­tesci, bi­berci ba­ğı­rır da ku­yumcu ba­ğır­maz.

Es­kici ba­ğı­rır ama an­ti­kacı ba­ğır­maz.

İnsan ba­ğı­rır­ken dü­şü­ne­mez.

Dü­şü­ne­me­yen­ler ise hep kavga için­de­dir.

Pop­çu­lar, rock­çu­lar bo­ğaz­la­rını pat­la­ta­na­ka­dar ba­ğı­rıp du­ru­yor.

Ama Dede Efendi’yi oku­yan­lar ba­ğır­mı­yor.

İnsanın kazandığı paradan değil, paranın

kazandığı insandan korkulur.

Necip Fazıl Kısakürek