Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Ey İnsanoğlu Öleceksin!

54. Sayı · 2018/4

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Ya­pı­lan bir araş­tır­maya göre (PRB) dün­ya­mızda gü­nü­müze kadar yak­la­şık ola­rak 109 mil­yar in­sa­nın ya­şa­dığı tah­min edi­li­yor. Bugün dünya nü­fu­su­nun or­ta­lama 8 mil­yar ol­du­ğunu dü­şü­nür­sek, 101 mil­yar insan ceset du­ru­munda… As­lında dünya büyük bir morg ve mil­yar­larca insan bu ce­set­le­rin üze­rinde ya­şa­makta… Ve yine aynı dün­yada bir günde or­ta­lama 155 bin insan öl­mek­te­dir.

Ölü­mün bu kadar in­sa­noğ­luyla iç içe ol­ma­sına rağ­men ve her şey in­sana ölümü ha­tır­lat­tığı halde, niçin in­san­lar hiç öl­me­ye­cek­miş gibi bu dün­yaya dört elle sa­rı­lır?

Ma­a­le­sef daha çocuk yaşta, ölümü biz­den uzak­laş­tır­mak ve dünya sev­gi­sini ar­tır­mak için hi­le­ler baş­lar. Kum­bara ve­rir­ler bize ki eli­mize geçen pa­ra­ları pay­laş­mayı değil de bi­rik­tir­meyi öğ­re­ne­lim diye. Bi­rik­tir ilerde kul­la­nır­sın man­tı­ğıyla ya­şa­ma­mızı ga­ranti al­tına alı­yor­lar ve bi­rik­tir­dikçe ölüm biz­den uzak­la­şı­yor. Sonra bir işe girip zen­gin olmak ama­cıyla oku­mak aş­kıyla bizi do­nat­tı­lar. Her şeyin önüne geçti okuma azmi. Na­maz­lar feda edildi, oruç­lar ye­nildi, dini inanç­la­rı­mız­dan ta­viz­ler ve­rildi oku­mak aşkı için. İşe gi­rildi, ev­le­nildi. Bütün eş­ya­lar tak­sitle alın­maya baş­landı. On yıl, on beş yıl tak­sit­len­dir­me­ler yaptı, yarın ya­şama ga­ran­tisi ol­ma­yan in­sa­noğlu. Ben çek­tim ço­cuk­la­rım çek­me­sin an­la­yışı al­tında, on­la­rın da ge­le­ce­ğini inşa etme adına bu dün­yaya kazık çak­ma­la­rı­nın ze­mi­nini oluş­turdu. Bu kadar ya­tı­rım ya­pı­lan dün­ya­dan artık ko­pa­mazdı in­sa­noğlu. Dünya ona hoş, ölüm ise uzak ge­li­yordu. Ay­rıl­mak için gel­diği bu dünya artık onun bütün amacı ol­muştu.

Eş­ya­nın in­sana hük­met­tiği bir çağ ha­line gel­dik. Aşırı tü­ke­tim çıl­gın­lığı, beyin yı­ka­yan rek­lam ve pro­pa­ganda araç­ları, dün­yaya bağ­lı­lığı kö­rük­le­mekte, in­sanı mad­deye köle ha­line ge­tir­mek­te­dir. Ölümü unu­tan in­san­la­rın çoğu için dini eko­nomi, imanı para, ma­bedi banka olmuş du­rum­da­dır. Bir siv­ri­si­nek ka­nadı kadar de­ğe­ri­nin bu­lun­ma­ması ge­re­ken dünya, ca­zi­be­siyle in­sa­nın gö­zünü, gön­lünü ve zih­nini dol­du­ra­rak onu esir almış, so­nunda dün­ya­nın efen­disi olan insan, dün­ya­nın kulu ha­line gel­miş­tir.

Dün­ya­nın par­lak ca­zi­be­sine ka­pı­lan in­sa­noğlu, önce hayat stan­dart­la­rını yük­selt­mek için bütün ça­re­lere baş­vur­makta, ar­dın­dan bu yük­sek hayat stan­dart­la­rını dü­şür­me­mek için daha çok ka­zan­maya, ken­dini daha fazla dün­yaya ver­meye mec­bur his­set­mek­te­dir. Bu durum da kul­luk gö­re­vi­nin ihmal edil­me­sine sebep ol­makta, helal haram an­la­yı­şını ze­de­le­mekte, salih amel­ler iş­le­meyi unut­tur­mak­ta­dır. Zen­gin­lik, ilim, gü­zel­lik, şöh­ret, genç­lik, yük­sek mevki ve ma­kam­lar bize ve­ri­len ema­net­ler­dir. Bu ni­met­ler kul­lu­ğun ge­reği ola­rak ema­net sa­hi­bi­nin rı­zası yö­nünde kul­la­nıl­malı ve asıl ya­tı­rım ahi­rete ya­pıl­ma­lı­dır. Zira dünya ahi­re­tin tar­la­sı­dır.

Ahi­reti unut­mak ve unut­tur­mak dün­ye­vi­leşme dü­şün­ce­si­nin ilk adı­mı­dır. Şu­rası ger­çek ki, ölümü unut­ma­nın bizi ge­ti­re­ceği nokta ma­a­le­sef büyük bir teh­li­ke­dir. Pey­gam­ber Efen­di­miz’in ha­di­sinde geçen şu ta­rihi uya­rı­sına kulak ve­re­lim: “Ey in­san­lar! Sanki ölüm biz­den baş­kası için mu­kad­der kı­lın­mış, sanki mü­kel­le­fi­yet biz­den baş­ka­sına vacip ol­muş­tur… Ebe­di­yete uğur­la­dı­ğı­mız ölü­ler sanki se­ya­hate çık­mış­lar ve kısa bir süre sonra bize dö­ne­cek­ler­miş dü­şün­ce­siyle on­ları ka­bir­le­rine ko­yu­yo­ruz ve sanki biz bu dün­yada ebedî ka­la­cak­mı­şız gibi on­lar­dan kalan mi­rası tü­ke­ti­yo­ruz. Ne o, yoksa biz öğüt ve ibret veren her şeyi unut­tuk ve bütün mu­si­bet­ler­den emin mi olduk!”1

Nef­si­nin do­yum­suz­lu­ğuna köle olan in­san­dan kim­seye fayda gel­mez. Nor­mal ih­ti­ya­cın­dan fazla dün­ya­lık pe­şinde ko­şa­nın kalp gözü ve ba­si­reti ka­pa­nır, gönlü de ka­ra­rır. Cim­ri­lik, aç­göz­lü­lük ve aşırı dünya sev­gisi top­lumu ve hu­zuru bozar. Dün­yaya bağ­lanma has­ta­lı­ğın­dan kur­tu­lu­şun ye­gane yolu, sü­rekli ta­ze­le­nen Kur’ân bi­linci, Ne­bevî bir ya­şa­yış, ahi­rete en­deks­len­miş bir hayat oluş­tur­mak­tır. Rab­bim biz­leri ahi­reti unut­tu­ran her şey­den mu­ha­faza etsin.

  1. Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, [Beyrut trs.], X. 229; Muttakî el-Hindî, Kenzü’l-Ummâl, [Beyrut 1985], XVI. 125-126. ↩︎