İçeriğe geç
Anasayfa » 2010/2 - 18

2010/2 – 18

FİTNE TUFANINDA TEVHİD GEMİSİNE SIĞINMAK

Allah Teala Hazretlerine hamd ü senalar olsun.

Rasûlüne, âline, ashabına, tabiine, tebe-i tabiine kıyamet sabahına kadar salât ü selamlar olsun.

İnsanoğlu her an, içinde bulunduğu zamana ve zemine karşı uyanık olmalıdır. Çünkü içinde bulunduğu zaman ve zeminde meydana gelen hadiseleri gerçek manada tanımadıkça, hayatını bir istikrar içerisinde devam ettirmesi mümkün olmaz.

Daha fazlasını oku »FİTNE TUFANINDA TEVHİD GEMİSİNE SIĞINMAK

İLİM NEDİR?

İslâm’da ilâhî ve beşerî bilgi yanında bilim için de kullanılan ve pek  kapsamlı bir terim olan “ilim” ismi, sözlükte “bilmek”, “bilgi” ve “bilim” karşılığında kullanılır. Daha kadim kaynaklarda “bir şeyi gerçek yönüyle kavramak, gerçekle örtüşen kesin  itikad, bir nesnenin şeklinin zihinde oluşması, onu oldu­ğu gibi bilmek, ondaki gizliliğin orta­dan kalkması, eşyanın külli ve cüz’i yönleriyle kavranmasını sağlayan bir sıfat” gibi değişik şe­killerde tarif edilmiştir. “Bilgisizliğin yani cehaletin karşıtı” biçiminde de tanımlanır.

Daha fazlasını oku »İLİM NEDİR?

İLİM VE KAYNAĞI

İlmiyle kâinattaki esrar perdesini yırtan, bilinen âlemden bilinmeyene doğru kanat çırpan insan için Allah’ın en büyük nimetlerinden birisi ilimdir.

Elest bezminde ruhen görmüş olduğu eğitim ve öğretimden sonra dünyaya gelen insan şuur altında bir hazine gibi gizlediği bu bilgiyi ancak vücudundaki beş duyuyu harabelikten kurtarır ve onları ilim şehrinin fethi için hazırlarsa o hazineler şuur altından onu yönlendirir.

Daha fazlasını oku »İLİM VE KAYNAĞI

EĞRİYİ DOĞRUDAN, SAĞLAMI ÇÜRÜKTEN AYIRT EDEBİLMEK Enver BAYTAN Hocaefendi ile ilim üzerine… (Mülakat)

  • Muhterem Hocam, kendisinden istifade edebileceğimiz “ehli-ilim”in tarifini yapacak olursak, bu kimselerde aranan şartlar nelerdir?

Evet, ilim ehli: bir takım ilimleri, bilgileri kendisinde toplayan bir zat… İlim ehli böyle bir zat demektir. İlim ehlinin bilmesi gereken ilimler nelerdir efendim? Alet ilimleri diye ilimler vardır, “ulûm-i âliye” denir onlara. Sonra yüksek ilimler manasına “ulûm-i ‘âliye” vardır. Bunların sırası vardır. Ancak bu sıraya göre bunları sağlam bir şekilde tahsil eden, öğrenen zat ulemâ mertebesine erer. Bu şekilde ona âlim denebilir.

Daha fazlasını oku »EĞRİYİ DOĞRUDAN, SAĞLAMI ÇÜRÜKTEN AYIRT EDEBİLMEK Enver BAYTAN Hocaefendi ile ilim üzerine… (Mülakat)

CENNETE GÖTÜREN YOL EMİN SARAÇ Hocaefendi ile ilim üzerine… (Mülâkat)

Muhterem hocam, Efendimiz (s.a.v) hayatını cehaletle mücadele ile geçirmiş ve bu yolda elinden gelen gayreti sarf etmiştir. Kendisini bütün insanlığa “Ben cehaletle savaşmak için gönderildim.” diye tanıtmıştır. Ve bu savaşta kullanılacak olan en etkili silahın İLİM olduğunu bizlere her noktada ifade etmişlerdir.

Daha fazlasını oku »CENNETE GÖTÜREN YOL EMİN SARAÇ Hocaefendi ile ilim üzerine… (Mülâkat)

HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ’NİN İSMÂİL-İ ŞİRVÂNÎ’YE VERDİĞİ HİLÂFETNÂME

Bilindiği gibi İbnülemîn Mahmut Kemal İnal’ın eserleri genel olarak kültürümüz ve özellikle de yakın tarihimiz için paha biçilemez kaynaklardır. Aslında onları takdir etmeye kendimi ehil görmüyorum. Onların takdirini ehline bırakıyorum. Ancak dikkatimi çeken bu eserlerden Son Sadrazamlar’a bakarken İbnülemîn’in Amasya’da bulunan İsmâil-i Şirvânî’nin kabrini ziyaret ettiğini ve Hâlid-i Bağdâ-dî’nin ona verdiği hilâfetnâmeyi (tasavvufî anlamda icâzetnâme) türbenin duvarında asılı gördüğünü okudum. Bunun üzerine bu kıymetli eseri bulma ve neşre hazırlayarak kaybolmaktan kurtarma düşüncesi aklıma geldi. 2000 yılında Amasya’ya gittim ve kıymetli dostum Amasya Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni Mehmet Yüksek’in fedâkarca yardımlarıyla türbeye ziyaret ettik. Fakat levhayı duvarda asılı bulamadık. İlgililerden de sadra şifa bir cevap alamadan dönmek üzereyken çarşıda o zaman Taşova müftüsü olan Ali Aslan beye rastladık. Ali Bey kendisinin o mescitte imamlık yaptığını ve hilâfetnâmenin 1981 yılına kadar orada durduğunu söyledi. Bunun üzerine aramalarımız üzerine hilâfetnâme levhasının kabrin yanına konulmuş olduğunu bulduk ve bir resmini alarak yine bulunduğu yere koyduk. Bunun neşre hazırlanması şimdi nasip oldu.

Daha fazlasını oku »HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ’NİN İSMÂİL-İ ŞİRVÂNÎ’YE VERDİĞİ HİLÂFETNÂME