İçeriğe geç
Anasayfa » CUMA ve KURBAN BAYRAMI – Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı*

CUMA ve KURBAN BAYRAMI – Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı*

Allahımıza hamd u senâlar olsun ki Kurban Bayramı ile Cuma Bayramını bir günde toplamış ve bizi çifte bayram yapmak bahtiyarlığına erdirmiştir. Esasen bayramlar, afv u kerem, lûtf u gufran mevsimleridir. Hakkın rızası gölgesinde ve iman neşeleri içinde geçen her gün -iman mantığına göre- hakiki birer bayramdır.

Bayram ki gönüllerden keder bulutlarını temizleyen ve içimizi berrak bir yaz semasına çeviren, omuzlardan fânilik ağırlığını indiren mübarek bir tecellidir; onun tahaffüfü iman cazibesine bağlıdır. Hidayet nuruna, iman lezzetine eremeyen hayat öksüzlerinin bayram günlerinde tüllenen meserret cümbüşlerinden ne haberleri olabilir?

Kalplerde iman güneşi doğmadıkça, içimizde ilâhî ahlâkın baharı açılmadıkça, azalarımızdan âmâl-i sâliha nurları yayılmadıkça dünya ve ahiret saadeti ele geçmez.

Hakka aykırılık, fazilete düşmanlık, hayatın gayeli ciddi akışları karşısında hesapsızlık ve perişanlık içinde akan fâni günler ebedî istikbalin ateşin azap ufuklarını açacaktır. Türlü imtihanların cereyan ettiği bu fâni âlemde huzur ve sükûn içinde yaşamak, ölümsüzlüğün sırrına ermek, gerçekler baharının saadetini kazanmak ancak iman ve âmâl-i sâlihaya teslim olmakla mümkündür.

Evet, bugün iman zevk u sefaları içinde yaşayanlar, yarın, altlarından ırmaklar akan nimet cennetlerinde tam bir kudsiyet havası içinde ince tesbih ve tenzih lisanıyla Allah’a karşı hitaplardan ve münacatlarda bulunacaklar; mü’minler yekdiğerini saf bir muhabbetle selamlayacaklardır.

Cennet ehlinin son sözleri, her saadeti ihtiva ve ifade eden, “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn” olacaktır. Yarın, saadet ifadesi bulunan “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn”i çekebilmek için bugünden ilâhî terbiyeye girmek icap ediyor.

Müslümanlık edepten ibarettir.

Efendimiz (s.a.v) Hazretleri, “Yarım hurma ile olsa dahi cehennemden kaçınız.” buyurmakla en aşağı dereceden, her türlü iyiliğe davet buyurmuştur. “Eğer buna da gücünüz yetmezse güzel bir kelime ile gönülleri hoş etmeye bakınız.” emrini veriyorlar.

Evet, bugün Mekke’nin bir nahiyesi olan Mina’da, milyonları aşan fedakâr bir iman ordusu yerleşmiş bulunuyor. Ellerindeki küçük taşlarla şeytan mahallerini bombardıman ediyorlar; âdemiyet düşmanı olan şeytanlardan intikam alıyorlar.

Bugün, Mekke ve civarı, yeryüzünün bağrında ilâhî aşk ile yanan bir iman buhurdanı gibi tütmektedir.

O maneviyat merkezinden esen tevhid havasıyla gönüllerimiz cennet baharını yaşamaktadır.

Duyduğumuz zevk u sefalar, oraların ulvî rüzgârlarındandır. Kalpleriniz, iman ışıklarından hâli kalmasın. Birbirinize iman bağlarıyla bağlanınız!

İman kardeşliği içinde bayramın ince neşelerini, derinden gelen kudsî kokularını duymaya çalışınız!..

Bu fâni bayramlardan ilham alarak yarın huzur-ı İlâhiye çıkma bayramını hatırdan çıkarmayınız!..

Allah, hepimizi iman, Kur’an bayramlarıyla pürnûr etsin; millet ve memleketimizi ve bütün mü’minleri bayram gölgeleri altında daimî kılsın!..


* Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, Fatih Minberinden Mü’minlere Hutbeler, Kalem Yayınevi, İstanbul 2010, s. 525.