EMİN TACİR

Emin bir tacir ve parası bereketli bir müşteride, hayırlı bir kazançta;

Birinci Kural

“Ne zarar vermek var ne de zarar görmek.”

İkinci Kural

Alış veriş mübah şeylerle olmalıdır. Tüketilmesi haram olan şeyin ticareti de haramdır. Müslüman kendi ailesine uygun görmediği şeyi Müslümanların çocuklarına da satmamalıdır. Şerre talib olmamak kadar ona alet olmamak zorundayız.

Üçüncü Kural

Alış veriş anında doğru bile olsa Allah’ın adı ile yemin yoktur. Hele yalan ihtimalli yemin asla…

  1. Aldatmak hıyanettir. Mü’minleri aldatan hakkında sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz “Bizi aldatan bizden değildir.” buyurmuştur.

Müşterinin yaşlı başlı biri olmasıyla, bir çocuk olması arasında hiçbir fark görmemelisin. Satarken, alıcı gibi konuşabilmek, kendini onun yerine koyabilmek gerekir.

  1. Temel gıda maddelerinde fiyatı yükseltecek şekilde karaborsacılık yasaktır.
  2. Bitmiş alış veriş veya yapılmış pazarlık üzerine pazarlık yoktur. Kızıştırmak müslümanca değildir.
  3. Allah ile savaşma perişan olursun!

Hangi isim altında olursa olsun faiz fitnesinden kaçın. Onun dumanı bile yakar. Her gün yeni bir ambalajla faiz, sofralarımızı istila etmeye çalışıyor. Muhakkak bir âlime danış.

  1. Alış verişimiz, ibadetlerimizde gevşekliğe, ahlakımızda zafiyete neden olmasın. Eften püften sebeplerle vebale girme. Mesela, ticarethanende müşterilere müzik dinleterek şeytana yardım etmezsen, Allah’ın rızasına daha yakın durursun.

Namaz kıldığı için aç kalan yoktur; ama ticareti için namazı kaçıranların bereketi gitmiştir. Sakın zekâtı ihmal edip, bereketin kökünü kazımayasın.

  1. Ticaretini öncelikle müslümanla yap. Ticaret de bir silahtır. Belki de en güçlü silahlardandır. Başkalarının silahına mermi sürme. Müslüman bir satıcı da, mü’min kardeşlerinin bu hissiyatını suiistimal etmemelidir.

Müşteri olarak girdiğinde, müslümanın dükkanına selamla gir. Onun hatalı uygulamalarını bir kardeş olarak ikaz et ama dedikodu yapma.

  1. Cuma ezanından sonra, Cuma namazı kılınana kadar sakın alış veriş yapmayasın.
  2. Ortak bir iş yapılıyorsa, ortaklar birbirlerine güven sarsıcı bir uygulama yapmasınlar. Töhmet oluşturacak şeylere dikkat etsinler. Biri diğerine hıyanet etmedikçe Allah’ın bereketi onlarla beraberdir. Sakın dünya pazarı uğruna ahiret pazarını kaçırma.
  3. Çarşı pazarlar, sadece alış veriş için kullanılırlar. Bu maksat dışında kullanıldığında şeytanın tuzaklarına kapılma ihtimalimiz artar. Çoluk çocuğa gezi yeri olarak kullanılmamalıdırlar.

Kadın erkek karışımı ve “göz” âfetine yataklık etme tehlikesi unutulmamalıdır. Sadece bayanlara tahsis edilmiş bir ticaret yerinde bayan çalışabilir; ancak erkeklerin de girip çıktığı bir ticarethanede, Müslümanların kızlarını tezgâhtar olarak çalıştırmanın akıbetini iyi düşünmelisin.

  1. Ticaretin kendine mahsus kurallarından bir harama vesile olmayanları hafife almamak gerekir. Dostluk, komşuluk, arkadaşlıklar imza yerine kullanılmamalıdır. Prensipli olmak, daha sonra kötülükle sonuçlanabilecek bir dostluktan iyidir.
  2. Kanaat de bir rızıktır. Herkes nasibi kadar ondan yararlanır!
  3. Mal, mülk Allah’ındır. Biz malla oyalanıyoruz. Oyalandığımız şeylere aldanmayalım. İmtihan olan bir hayatın içindeyiz ve mal çok tatlıdır. Tadı kadar da imtihanı ağır olacaktır.
  4. Meslek seçerken, bir atılım yaparken, yeteneklerini ve başkalarının görüşlerini dikkate alarak karar ver istişaresiz iş yapma. Her şeyden anlar gibi olmak bir nevi cahilliktir. Yeniliklere açılmasını bilmek de gerekir. Ama aklını tamahına mağlup etme.
  5. Yaptığın işle ilgili dinin hükümlerini önceden öğren ve fetva danışacağın bir âlimin en azından telefonu masanın üzerinde yazılı olsun. Bir hoca bir de danışman bul.
  6. Vaatlerini şerefin olarak bil. Şeref ise bir kere bozulur.
  7. Bilhassa siparişle iş yapanlarla iş yaparken veya herhangi bir ticarette müphem kalmamalıdır. Üstün körü tariflerle, sonra bakarız gibi ifadelerle iş yapılmaz. Okumadığın ve anlamadığın bir metni imzalama, duygusallık gösterip kefil olma, altından kalkabileceğin şeylere kefil ol.
  8. İslam’da pazarlık serbesttir.
  9. Ailenin rızkını temin etmek için çıktığın yolda ticaretin; aileni, çocuklarını ihmal etmene neden olmasın. Ne gecesi ne de gündüzü belli olan, bedeni ve dini yıpratan bir işin kazancını abartmamalısın. Aile huzurunun ölçülebilecek bir bedeli yoktur. İşini eve, evini işe götürmemeye çalış.
  10. Sevgili Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Müslümanın bir iş yaptığı zaman “en iyisini” yapmasını emir buyurmuşlardır. Müslümanın ticarethanesi, en iyi, en temiz ve en güvenli olmak zorundadır. Alnımızda “Müslüman” damgası taşıdıkça, o ismin izzetini lekeleyemeyiz. Aç ve açık kalırız ama dinimize söz söylettirmeyiz.
  11. Besmeleyi unutma. O bereketin anahtarlarındadır.

Ölçü ve tartıda hile, eski ümmetlerin helak olduğu şeylerdendir.

Çalıştırdığın insanların hakkına riayet et. Alın terleri kurumadan ücretlerini öde. Akitte olmayan işleri onlara yaptırma. Çaresizliklerini kötüye kullanma. Ek yatırımlar yapacağım diye onlara eziyet etmeyesin.

  1. Yaşadığın çağın ve toplumun ikinci sınıfı gibi olmamalısın. Yaptığın işin seyrini izlemeli, meslek örgütü gibi birlik ve kurumlara üye olmalısın. Bilhassa senin istikametindekilerle beraberliğin bir zorunluluktur.

25. Reklam yaptığın zaman sadece doğruyu söyle. Tabelan kalbindekileri gösterir. Kalp de iman dahil her şeyi…

RABBİMİZİN İNSANA TESLİM ETTİĞİ EMANET

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla Ya Rabbe’l âlemin, Sana Senden senâ etsin lisanım. Seni bulsun, Seni bilsin cenânım (kalbim). O türlü (öyle bir) kalbe rabt et kalbimi ki onunla terk edem kibr u riyayı Onunla…

MÜSLÜMANIN İTİKADI

Kurtuluşa erecek olan Müslümanlar; bid’atlerden berî, Kitab’a ve Sünnet’e gereği gibi tutkun, dinî hükümleri kendi arzularına göre mânâlandırmak ve bozmaktan uzak, Müslümanlar arasına ayrılık düşürmekten çekinir oldukları için, kendilerine “Ehl-i Sünnet ve Cemaat” denilmiştir.

BİZ BİZE EMANETİZ

Emanet: Emniyet kökünden gelen bir kelimedir. Arapça’da “güvenmek, doğruluk, itimat etmek, korku ve endişeden emin olmak.” manasındaki “emin” mastarından gelen “emanet” kelimesi hıyanetin zıt anlamlısı olarak isim şeklinde kullanıldığı gibi “güvenilir olmak” anlamında mastar şeklinde…

EMANET

Emanet, emniyet, iman kelimeleri aynı kökten gelirler. İmanın olmadığı yerde emniyet olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir