Dergide ara

Yazı başlıkları, yazar adları ve sayı adları içinde arar. Şapka ve büyük harf fark etmez: “adalet” yazınca “Adâlet” de bulunur.

Göz atın: Sayılar · Yazarlar · Arşiv

Öfkeyi Yutabilmek

31. Sayı · 2013/3

2022

2021

2020

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

Öf­ke­lenme hâli in­sa­nın fıt­ra­tında yer alan psi­ko­lo­jik bir du­rum­dur. Her insan öf­ke­le­nir. Öfke, ye­rinde, za­ma­nında ve do­zunda olursa nor­mal­dir.1 Di­ni­mi­zin “öf­keyi yut­mak” diye ifade et­tiği husus; yer­siz, za­man­sız ve bil­hassa dozu aşıl­mış öf­ke­dir. “İnsan neden öf­ke­le­nir?” so­ru­suna ve­ri­le­cek çok sa­yıda cevap ola­bi­lir. Bu se­beple ya­zı­mızda bu hu­susa temas et­me­ye­cek, öf­ke­nin za­rar­ları, öf­keye hâkim ol­ma­nın sağ­la­ya­cağı fay­da­lar ve öf­keyi yenme yol­ları üze­rinde du­ra­ca­ğız.

Öfkenin Zararları

Yer­siz ve kont­rol­süz öf­ke­nin pek çok za­rarı var­dır. Bun­lar­dan ba­zı­la­rı­nın da geri dö­nüşü yok­tur. Öf­ke­nin oluş­tu­ra­cağı za­rar­ları şöyle ifade ede­bi­li­riz:

İmanı Yok Eder

Öf­keli hâ­linde insan, küfrü ge­rek­ti­ren söz­ler söy­le­ye­bi­lir. Sa­kin­le­şince bazen ha­ta­sını an­la­yıp ke­lime-i şe­hâ­det ge­ti­re­rek tövbe eder; fakat çoğu zaman ha­ta­sı­nın far­kına va­ra­maz da -ma­zal­lah- ha­ya­tını iman­sız sür­dü­rür. Bu en büyük fe­lâ­ket­tir. Pey­gam­ber Efen­di­miz (sav) bu hu­susta: “Sabır otu bit­ki­si­nin balı boz­ması gibi öfke de imanı bozar.” bu­yur­mak­ta­dır.2

Aile Yu­va­sını Yıkar

Aile içe­ri­sin­deki bir tar­tış­mada öf­ke­le­nen erkek, sinir hali ile ço­cuk­la­rı­nın an­ne­sini bo­şa­dı­ğını söy­le­ye­bi­lir. Hatta üç ta­lâkı bir arada da ve­re­bi­lir. Böy­lece aile yu­vası da­ğıl­mış, anne-baba artık bir araya ge­le­me­ye­cek şe­kilde ay­rıl­mış olur­lar.3

Düş­man­lığa Sebep Olur

İnsan, öf­keli hâ­liyle dost­la­rını kı­ra­cak söz­ler sarf edip bazı yan­lış ha­re­ket­lerde bu­lu­na­bi­lir. Bazen bu dav­ra­nışı, te­lâ­fisi ol­ma­yan kır­gın­lık­lara hattâ düş­man­lık­lara sebep ola­bi­lir. Kimi zaman da öf­ke­nin et­ki­siyle bü­yü­yen hâ­di­se­ler ölüm­lerle so­nuç­la­na­bi­lir.

Asâ­leti Or­ta­dan Kal­dı­rır

Öf­ke­le­nen, öf­ke­si­nin et­ki­siyle de yerli-yer­siz dav­ra­nış­lar or­taya ser­gi­le­yen kimse, in­san­lar nez­dinde kü­çü­lür, gü­lünç du­ruma düşer ve en önem­lisi, müs­lü­manda ol­ması ge­re­ken vakar hâ­lini kay­bet­miş olur.

Maddî Za­rara Neden Olur

İn­san­lar, çoğu zaman öf­ke­le­nince et­rafa sal­dı­rır­lar. Bu sal­dırı ne­ti­ce­sinde belki de ken­din­den ge­çe­rek yakın ve uzak çev­re­le­rine zarar ver­mek­ten çe­kin­mez­ler. En ba­si­tin­den o si­nirle, elinde bu­lu­nan te­le­fon gibi alet­leri, mut­fak­taki ta­bak­ları, evin ca­mını vs. fır­lat­mak, kır­mak işten bile de­ğil­dir.

Öfkeyi Yenmenin Faydaları

Her şey­den önce, öf­ke­sine hâkim olan insan yu­ka­rıda sa­yı­lan fe­la­ket­lere düş­mez. Bun­lar bile öf­keyi yen­me­nin fay­da­ları ola­rak yeter. Biz sa­yı­lan­la­rın ha­ri­cinde ayet ve ha­dis­ler­den ha­re­ketle bir­kaç madde ile me­se­leyi arz etmek is­ti­yo­ruz. Öf­ke­sini yenen bir insan:

Takva Sa­hibi Olur

Cenâb-ı Allah, Kur’ân-ı Kerîm’de takvâ sa­hibi olan ve ken­di­leri için cen­net ha­zır­lan­mış kul­la­rı­nın va­sıf­la­rını sa­yar­ken, onlar ara­sında “öf­keye hâkim olma”ya da yer ver­mek­te­dir. İl­gili ayet­ler şöy­le­dir: “Rab­bi­ni­zin mağ­fi­re­tine ve takvâ sa­hip­leri için ha­zır­lan­mış olup ge­niş­liği gök­ler ve yer kadar olan cen­nete koşun! O takvâ sa­hip­leri ki bol­lukta da dar­lıkta da Allah için har­car­lar, öf­ke­le­rini yu­tar­lar ve in­san­ları af­fe­der­ler. Allah da güzel dav­ra­nışta bu­lu­nan­ları sever…”4

Ger­çek Ba­ba­yi­ğit Olur

İn­san­ları mağ­lup etmek, muh­te­lif mü­sa­ba­ka­larla yen­mek çok zor de­ğil­dir. Asıl zor olan ve ma­hâ­ret ad­de­di­len, ki­şi­nin kendi nef­sini yen­me­si­dir. Öf­ke­le­nince nef­sine hâkim olan ve öf­ke­sini yenen in­san­lar ger­çek an­lamda güçlü olmuş olur­lar. En güçlü insan, nef­sine en çok hâkim ola­bi­len; en zayıf ise nef­si­nin ar­zu­la­rına ken­dini kap­tı­ran ve öf­ke­le­nince de ken­dini kay­be­den­dir. Pey­gam­ber Efen­di­miz (sav) şöyle bu­yur­mak­ta­dır: “Ger­çek ba­ba­yi­ğit, gü­reşte ra­kî­bini yenen değil, öf­ke­len­diği zaman nef­sine hâkim olan kim­se­dir.”5

Allah’ın Azâ­bın­dan Kur­tu­lur

İnsan, dünya ha­ya­tında iken nasıl dav­ra­nış­lar or­taya ko­yarsa huzûr-i ilâhî’ye var­dı­ğında Cenâb-ı Allah’tan ben­zer mu­a­me­le­ler görür. Me­sela, mer­ha­metli olana Allah (cc) da mer­ha­met eder,6 in­san­ları af­fe­deni Allah da af­fe­der.7 Çev­re­sin­de­ki­lere karşı öf­ke­sine hâkim olan in­san­lara da Cenab-ı Hakk, öfke ve ga­za­bını üzer­le­rin­den kal­dı­rır. Zira Efend­miz (sav) şöyle bu­yur­mak­ta­dır: “Allah, öf­ke­sine hâkim olan kim­se­den aza­bını kal­dı­rır.”8

Cen­net Ni­met­le­rine Maz­har Olur

Ra­sû­lul­lah (sav) Efen­di­miz şöyle bu­yur­mak­ta­dır: “Kim (öfke ha­linde) ge­re­ğini yap­maya gücü yet­tiği halde öf­ke­sini ye­nerse, Allah, kı­ya­met günü her­ke­sin önünde onu ça­ğı­rır, hû­ri­ler ara­sın­dan di­le­di­ğini seç­mekte ser­best bı­ra­kır.”9

Öfkeyi Yenmenin Yolları

Bu­raya kadar, öf­ke­nin sebep ola­cağı za­rar­ları ve öf­keyi yut­ma­nın ya­rar­la­rını gör­dük. Son ola­rak da, öfke anında nef­si­mize nasıl hâkim ola­bi­le­ce­ği­mizi ifade ede­lim.

Ön­ce­likle yu­ka­rıda bah­se­di­len hu­sus­la­rın bi­lin­mesi ge­re­kir. Yani insan, öf­ke­nin ne­lere yol aça­bi­le­ce­ğini ak­lın­dan çı­kar­ma­malı ve dik­katli dav­ra­nınca elde ede­ceği mü­kâ­fât­ları göz önünde bu­lun­dur­ma­lı­dır. Bu­nunla bir­likte Pey­gam­ber Efen­di­miz (sav) öf­ke­nin nasıl ye­ni­le­bi­le­ce­ğini muh­te­lif ha­dis­le­rinde ifade et­mek­te­dir. Bu­lu­nu­lan or­tama ve or­ta­mın şart­la­rına göre ha­dis­lerde yer alan tav­si­ye­ler dik­kate alın­ma­lı­dır:

“Siz­den biri öf­ke­len­di­ğinde ‘eûzü bil­lâhi mine’ş-şey­tâni’r-racîm’ dese öfke hali ondan gider.”10

“Siz­den biri öf­ke­len­di­ğinde ayakta ise otur­sun. Öf­kesi yine geç­mezse bu sefer uzan­sın.”11

“Şüp­he­siz öfke şey­tan­dan­dır. Şey­tan ise ateş­ten ya­ra­tıl­mış­tır. Ateş su ile sön­dü­rü­lür, bu se­beple siz­den biri öf­ke­len­di­ğinde ab­dest alsın.”12

Mev­zuyu Pey­gam­ber Efen­di­mi­zin öğ­ret­tiği şu dua ile bi­ti­re­lim:

Allah’ım! Gü­nah­la­rımı ba­ğışla, kal­bim­deki öf­keyi gider, beni ya­şat­tı­ı­ğın sü­rece sap­tı­rıcı fit­ne­ler­den koru!13

  1. Allah’ın rızâsına dayanan ve kontrollü olan öfke normaldir ve olması gerekendir. Peygamber Efendimiz (sav)’in, Allah Teâlâ’nın emirleri çiğnendiğinde otaya koymuş olduğu öfke/gazap buna en güzel misaldir. Rivayetler incelendiğinde Efendimizin öfkesinin, dikkat çekme, meselenin ehemmiyetini gösterme ve münkerâtı ortadan kaldırma gibi bir mahiyetinin olduğu görülmektedir. Öfkede dikkat edilecek nokta, nefsî ve kontrolsüz olmamasıdır. ↩︎
  2. Beyhakî, Şuabu’l-îmân, 10/531. ↩︎
  3. Fıkıh kitaplarında bu konu etraflıca işlenmiştir. Biz, “Öfke/Sinirlilik halinde de olsa talâk geçerli olur.” ve “Bir mecliste üç talâk geçerlidir.” genel görüşüne binâen. ↩︎
  4. Âl-i İmrân; 3/133-134. ↩︎
  5. Buhârî, Edeb, 102; Müslim, Birr, 106-108. ↩︎
  6. Ebû Dâvûd, Edeb, 66; Tirmizî, Birr ve Sıla, 16. ↩︎
  7. Müslim, Müsâkât, 30. ↩︎
  8. Taberânî, el-Evsat, II, 82. ↩︎
  9. Ebû Dâvûd, Edeb, 3; Tirmizî, Birr, 74, Kıyâmet, 48. ↩︎
  10. Buhârî, Bed’ül-halk, 11. Lafız; Taberânî, el-Evsat, 7/117; a. mlf., es-Sağîr, 2/197. ↩︎
  11. Ahmed, Müsned, 35/278. ↩︎
  12. Ebû Dâvûd, Edeb, 4. ↩︎
  13. Ahmed, Müsned, 44/200. ↩︎