İçeriğe geç
Anasayfa » Arşiv Ahmet EFE

Ahmet EFE

HARAM-HELAL İCTİMÂI VE BİZİM TAVRIMIZ

1. Konunun Çerçevesi:

Meşhur hadîs-i şerifte beyan buyrulduğu gibi İslam’da bazı meselelerin hükümleri, konuya ait delillerde açık ve anlaşılır bir üslûpla belirtilmiştir. Murdar hayvan etinin, domuz etinin, Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın, şarabın, faizin, kumarın, zulmün, adam öldürmenin, gıybetin ve yalanın haram olduğunu; namazın, orucun, zekâtın, adaletin, akraba ile iyi ilişkileri devam ettirmenin farz olduğunu ilgili delilleri okuyan veya dinleyen hemen her Müslüman anlar. Bir de bazı meseleler olur ki o konulara ait deliller birbirine zıt hükümlere işaret eder. Böyle durumlarda âlimler, “Haramdır, mekruhtur…” gibi yasaklayıcı delilleri alıp o işi yapmamak gerektiği kanaatine varmışlardır. Bu kanaatlerini de “Haram-helal ictimâ ettiğinde haram galip kılınır.” mealindeki bir kaideye dayandırırlar.  

Daha fazlasını oku »HARAM-HELAL İCTİMÂI VE BİZİM TAVRIMIZ

HISIM VE AKRABA İLE NASIL KONUŞMALI?

1 – Konunun Çerçevesi

Rabbimiz, bir taraftan akraba bağlarını pekiştirmemizi emrederken diğer taraftan kadın-erkek arasındaki mesafeyi aşındırıp harama yol açacak davranışlarda bulunmamızı da şiddetle yasaklamaktadır. Bazıları bu iki ilâhî hükmü, olması gereken yere koyamamakta ve nerede nasıl davranacağını kestirememekte, ya ifrata ya da tefrite düşmektedir. Bu cümleden olmak üzere mesela amca, dayı, hala ve teyze çocukları ya haramdır diyerek birbirleriyle hiç görüşmemekte veya akrabadır diyerek tokalaşıp sarılmakta bir sakınca görmeyebilmektedirler. Diğer taraftan gelin hanım, kocasının yakınları; keza damat, hanımının yakınları ile benzeri bir ifrat ve tefrite varan davranışlar sergilediği olabilmektedir. Bunun itidali nasıl olmalıdır?

Daha fazlasını oku »HISIM VE AKRABA İLE NASIL KONUŞMALI?

AHKÂM HADİSLERİNİ ŞERHSİZ OKUMAK

  1. Ahkâm Hadisleri

Bilindiği gibi imandan ahlâka, ibadetten ukûbata hadis külliyatında pek çok hadîs-i şerîf bulunmaktadır. Bazı müellifler bunlardan sadece ahkâmla ilgili olanlarını bir araya getirerek kıymetli eserler bırakmışlardır. İbnü’l-Harrât’ın (v.581 h.) el-Ahkâmü’ş-Şer‘iyyetü’l-Kübrâ’sı, Abdü’l-Ğanî el-Makdisî’nin (v.600 h.) el-Ahkâm’ı, Mecd b. Teymiye’nin el-Müntekâ mine’l-Ahbâr fi’l-Ahkâm’ı, İbnü Dakîki’l-Îd’in el-İlmâm bi-Ehâdîsi’l-Ahkâm’ı, İbnü Hacer’in (v. 852 h.) Bülûğu’l-Merâm min Edilleti’l-Ahkâm’ı bunlardan bazılarıdır (İ‘lâmü’l-Enâm Şerhu Bülûği’l-Merâm, Nuruddin Itr, 1/16-19). Bu kitaplarda taharet, namaz, oruç, zekât, hacc, büyü‘, nikâh gibi konu başlıkları yer alır ve bu konuların hükümleri hadislerle ortaya konur.

Daha fazlasını oku »AHKÂM HADİSLERİNİ ŞERHSİZ OKUMAK

SÜNNETE TÂBİ OLMAK MEZHEPLERE TÂBİ OLMAYA MANİ MİDİR?

  • Konunun Çerçevesi

Kitab ve sünnet, İslam’ın iki asıl kaynağıdır. Gerek âyet-i kerîmelerde gerekse hadis-i şeriflerde Müslümanların bu iki esasa uymaları emredilir, aykırı davranmaları zemmedilir. Uyanların felâha ereceği, uymayanların hüsrâna uğrayacağı bildirilir. Bundan dolayı, genel anlamı ile Kitab ve sünnete uymak her Müslüman için bir vecîbedir. Ve yine bundan dolayı “Kur’ân’ı rehber edinmek”, “sünnete tâbi olmak” gibi üst başlıklar her Müslümanı heyecanlandırır. Bu kavramlarda sözün mantuku alınıp icabı yerine getirilmek için gayret edildiğinde buna karşı söylenecek söz olmadığı açıktır. Ancak mefhumu alınıp bundan bazı “tâbi olmaların” dışarıda bırakılmasına kalkışılırsa, mesela, “Sünnete tâbi emreden deliller, mezheplere tâbi olmayı yasaklar.” gibi bir hüküm çıkarılırsa orada söylenecek söz olacağını düşünüyorum.

Daha fazlasını oku »SÜNNETE TÂBİ OLMAK MEZHEPLERE TÂBİ OLMAYA MANİ MİDİR?

GÖRÜŞMEK… AMA NASIL VE NE KADAR?

  • Konu

İğneden ipliğe hesaba çekileceği güne iman eden her Müslümanın, harama götüren yollardan uzak durması en öncelikli hedefi olmalıdır. Bu gayretin gösterilmesi gereken konulardan biri de eş seçimi ve takip eden dönemlerde görme ve görüşme konularıdır. Dinî hassasiyeti olan her Müslüman gencin bu konudaki “ilmihalini” bilmesi vaciptir. “İlm-i hal”, kişinin içinde bulunduğu halin hükümlerini bilmesi demektir. Namaz kılacak kişinin namazın hükümlerini bilmesi bir zaruret olduğu gibi evlenecek kişinin de bu hale dair hükümleri bilmesi bir zarurettir. “İlm-i hal” serlevhasını böyle anlamak lazımdır.

Daha fazlasını oku »GÖRÜŞMEK… AMA NASIL VE NE KADAR?