MADDÎ VE MANEVÎ TEMİZLİK ZEKÂT

Allah Zülcelâl ve’l-kemâl Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine, celâl zâtına, kemâl sıfatlarına lâyık hamd ü senâlar olsun. Husûsen, Hicrî yılbaşımız olan 1 Muharrem’e kavuşmak için bizlere hayat nimetini ihsan buyurup, bir Muharrem ayını daha yaşama fırsatı…

İSLÂMIN BEŞ ŞARTINDAN BİRİ: ZEKÂT

Zekâtın tarifi: Zekât; lügatte temizlenme, artma, gelişme demektir. Şeriatta ise; belli şartlara göre, belli bir malı, ona ihtiyacı olan kimsenin mülkiyetine vermektir. Kitap, sünnet ve icmâ-ı ümmetle sabit bir farz olan zekât, İslâm’ın beş şartından…

İNFAK VE CÖMERTLİK

Bu yazıda, Allah’ın hoşnutluğunu elde etme üzere kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması demek olan “infak” ile eldeki imkânları meşru ölçüler içinde, gönüllü olarak ve karşılık beklemeden başkalarının yararına sunmak…

KARARMAMAK, KURUMAMAK, TÜKENMEMEK İÇİN VERMEK

Zekâtın kelime manası; artmak ve temizlemektir. Verenin malı artar ve temizlenir. Gül, cömertçe koku vermeseydi neslini devam ettiremez, artamazdı. İnsanlar onu bahçelerinin süsü yapmazlardı. Çiçek arıya aşkla bal vermeseydi çiçek döllenemez ve neslini devam ettiremezdi….

FAKİR İLE ZENGİN ARASINDA KÖPRÜ

            Lûgatte: Temizlik, bereket, artış, salah/uygunluk gibi manalar gelir.             Istılahta: Allah Teâla’nın, tayin edip belirlediği, maldan bir kısmının mal sahibinin malından ayırtarak sırf Allah rızası için Hz. Peygamber’in soyundan olmayan bir fakire…

MEDENİYETİN SON NOKTASI: SADAKA TAŞLARI

     Gece kendi açlığını unutup, çocuklarının midesinden gelen sesler sebebiyle uykusu kaçan, yatağın içinde habire dönüp duran baba, artık dayanamayıp kalkar ve üstünü giyer. Derdini kimseye açamayan bu adam, ev halkına sezdirmeden dışarı çıkar. Doğancılar yokuşundan Üsküdar…